(818 S. K. m. 18, 213, 355)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.5.2000 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 20.11.2001 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı Ö... İnşaat ve Taahhüt Limited Şirketi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı arsa sahibi ile yüklenici arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciye düşen 52/2356 arsa paylı 15 numaralı bağımsız bölümü satış vaadi sözleşmesi ile yükleniciden satın aldığını ve fiilen de teslim alarak halen içinde oturduğunu, ancak yüklenicinin satış vaadi sözleşmesinin yapılmasından sonra hazırladığı kat irtifak listesinde önceki listenin aksine kendisine sattığı 52/2356 arsa paylı 15 numaralı bağımsız bölümün numarasını 13 olarak değiştirip bu şekilde tapuda kat irtifakı kurduğunu, daha önce tapuya işlenmiş olan satış vaadi sözleşmesi şerhinin kat irtifakı kurulurken tapu memurlarınca 15 numaralı bağımsız bölüm üzerine aktarıldığını, oysa yeni 15 numaralı bağımsız bölümün arsa payının 28/2365, kendisine satılan ve tapuda 13 numara ile kaydedilen bağımsız bölümün alanının ve arsa payının ise daha büyük olduğunu, yükleniciye borcu olmamasına rağmen kendisinden istenen ek talepleri vermeyince 13 numaralı daireyi muvazaalı olarak tapuda Mustafa T. isimli kişiye sattığını ileri sürerek 13 numaralı bağımsız bölümün tapusunun iptali ile adına tescilini istemiş, husumeti yüklenici ile tapu maliki Mustafa T.'a yöneltmiştir.
Davalılar vekilleri davacının 15 numaralı daireyi satın aldığını, 13 numaralı daireyi satın alan Mustafa'nın iyiniyetli malik olduğunu savunarak, davanın reddini istemişlerdir. Mahkeme, davacıya 13 numaralı bağımsız bölümün satış vaadi sözleşmesi ile satıldığı, ancak yüklenici tarafından Mustafa'ya tapuda yapılan satışın muvazaalı olduğu iddiası kanıtlanamadığından davayı reddetmiştir.
Davacı vekili bozma istemiyle, davalı yüklenici vekili de temyize cevabında gerekçenin düzeltilerek onanması istemiyle hükmü temyize getirmişlerdir.
Davalı Ö... İnşaat ve Taahhüt Limited Şirketi vekili karşı temyizini içeren dilekçesini usulünce temyiz defterine kaydettirilip, harçlandırmadığı ve bu nedenle usulüne uygun temyiz istemi bulunmadığından temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin temyizine gelince;
Yüklenici 8.2.1990 tarihli harici satış sözleşmesi ile davacıya 5. kat güneybatı cephedeki daireyi satmıştır. Daha sonra hazırladığı 23.10.1992 tarihli noter tasdikli kat irtifak listesinde 5. kat 13 numaralı bağımsız bölüme 28/2356, 5. kat 15 numaralı bağımsız bölüme de 52/2356 arsa payı vermiş, davacı ile aralarında yapılan 23.6.1993 tarihli satış vaadi sözleşmesinde, davacıya 23.10.1992 tarihli kat irtifak listesindeki 52/2356 paylı 15 numaralı bağımsız bölümü sattığını ve dilediği şekilde tasarrufta bulunmaya, kullanmaya yetkili olduğunu açıklamıştır. Keşifte dinlenen tanıklarda davacının satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığı bu daireyi 1997 yılından itibaren kullandığını bildirmişler, uzman bilirkişisi de raporunda çekişmeli taşınmazın güneybatı cephede ve 13 numaralı bağımsız bölüm olduğunu açıklamıştır. Dosya kapsamı ve açıklanan bu deliller, davacıya 52/2356 arsa paylı dairenin satış vaadi sözleşmesi ile satıldığını ve teslim edildiğini, kat irtifakı kurulurken tapuya 13 numaralı bağımsız bölüm olarak kaydedildiğini göstermektedir. Davacı, satış vaadi sözleşmesinde de yazılı olduğu gibi satış bedelinin tamamını yükleniciye ödediğini, borcu olmadığı halde yüklenicinin kendisinden tekrar para istediğini, vermeyince dava konusu daireyi davalı Mustafa'ya muvazaalı olarak tapuda sattığını, gerçekte bir satış işlemi olmadığını iddia etmektedir. Davacı tapuda yapılan satış aktinin tarafı değildir. Aktin muvazaalı olduğunu akitte taraf olmayan üçüncü kişiler her türlü delil ile ispat edebilirler. Dava konusu taşınmazın tapu kayıtları incelendiğinde; davalı Mustafa'nın aynı inşaatta 11, 13 ve 18 numaralı bağımsız bölümleri 27.4.2000 ve 1.5.2000 tarihlerinde satın aldığı, hakkında çeşitli İcra Müdürlüklerinde yapılan 1997/2983, 1997/3032, 1997/2702, 1997/2975, 1997/4214, 1997/4455, 1997/4456, 1997/3988, 1997/4571 ve 2001/582 sayı icra takiplerinde dolayı tapu kaydına haciz şerhleri konulduğu görülmektedir. Borçlarından dolayı hakkında icra takipleri bulunan davalı Mustafa T.'ın daha sonraki tarihlerde bedelini ödeyerek dört gün ara ile yükleniciden üç adet bağımsız bölüm satın alması hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu itibarla mahkemece danışıklı işlem iddiasının her türlü delille kanıtlanabileceği gözetilerek, muvazaa iddiası araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı şirket vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 7.2.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy