(818 S. K. m.162, 355)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.6.2001 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.4.2002 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Selahattin G. tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yükleniciye bırakılan bağımsız bölümlerden çekişmeli olanının yükleniciden satın alımına dayalı tescil istemine ilişkindir.
Davalı yüklenici davayı kabul ettiğini bildirmiş, bir kısım davalı arsa sahipleri davanın reddini savunmuş, diğer davalılar ise davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkeme davayı kabul etmiş, davalı arsa sahibi Selahattin G. hükmü temyize getirmiştir.
Kural olarak arsa sahibi ile yüklenici arasında kat karşılığı inşaat yapılması hususunda sözleşme düzenlendiğinde ve sözleşme koşulları yerine getirildiğinde yüklenici kişisel hak kazanır. Yüklenici bu kişisel hakka dayanarak arsa sahibinden sözleşme uyarınca kendisine bırakılan bağımsız bölümlerin mülkiyetlerinin adına nakledilmesini isteyebilir veya Borçlar Yasasının 162 ve izleyen maddeleri uyarınca, yazılı olmak koşulu ile arsa sahibinin rıza ve muvafakatını almaya gerek görmeden söz konusu kişisel hakkını üçüncü kişilere temlik edebilir. Üçüncü kişi de gerek sözleştiği yükleniciye gerekse arsa sahibine karşı temellük ettiği bu kişisel hakkı ileri sürme olanağına sahiptir. Yüklenicinin veya ondan bağımsız bölüm satın alan kişinin tescil isteyebilmesi için yüklenicinin edimini eksiksiz yerine getirmesi gerekir. Eğer yüklenici edimlerini tamamen yerine getirmemiş ise ve bu noksan bıraktığı işler de pek az bir boyutta bulunur, bir başka anlatımla arsa sahipleri açısından tahammülü mümkün ölçülerde eksiklik kalırsa; bu eksikliklerin yükleniciden bağımsız bölüm satın alan kişi veya kişiler tarafından tamamlanması veya tutarının para olarak ödenmesi suretiyle noksanlığın karşılanması hallerinde bağımsız bölüm satın alan bu kişi veya kişilerin tescil isteme haklarının varlığı kabul edilebilir.
Somut olaya konu kat karşılığı inşaat sözleşmesinde, inşaatın fiilen sözleşmeye uygun olarak yüklenici tarafından yapılmasının dışında iskan ruhsatının dahi yüklenici tarafından alınması ayrı bir koşul olarak sözleşmeye geçtiğinden yüklenicinin edimlerini yerine getirdiğinin kabulü için iskan ruhsatının da onun tarafından alınması gerekir. Zira iskan kaydı, işçi prim borçları, vergi, resim, harç ve cezaları ile iskan harcı da dahil olmak üzere iskan alımı ile ilgili tüm masrafların ödenmesinden sonra alınır. Şu hale göre iskan ruhsatının alınması şartı yerine getirilmemesine rağmen tescile karar verilmesi, arsa sahibi aleyhine bir durum oluşturur. Arsa sahibi ile yüklenici oturma ruhsatı alınmasını yükleniciye sözleşme ile yüklediklerinden bu hüküm yükleniciyi bağladığı gibi, ondan bağımsız bölüm temellük eden kişileri de dolayısıyla bağlar. Bu hususun da ya yüklenici tarafından yerine getirilmesi ya da ona halef olanlarca temini gerektiği davanın kabulü için şarttır. Binanın fiziki bitimi ile buna ilave olarak iskan ruhsatı alınması da şart kılındığından bu hukuki tamamlanmanın henüz eksik olması nedeniyle mahkemenin bu yönü gözeterek bir karar vermesi gerekirken, bunlar nazara alınmadan tescile karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; binadaki eksik bırakılan işlerin parasal tutarının davacı tarafça depo ettirilmesinin sağlanmaması ve bu bedelin 5 numaralı bağımsız bölüm malikine ödenmesi hususunda bir karar verilmemesi de yerinde görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 17.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy