(4721 S. K. m. 744) (1086 S. K. m. 275, 284)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.5.2000 gününde verilen dilekçe ile irtifak hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 12.3.2002 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, mülkiyeti Hazine'ye ait olan 22 ve 24 numaralı binaların kanalizasyon sisteminde oluşan arıza sebebiyle mevcut hattın kullanılamadığını belirterek, 19 ve 21 numaralı binaların bahçesinden yeni bir hat geçirilmesi amacıyla mecra irtifakı kurulması isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davacıya ait taşınmazlardaki binaların kanalizasyonunun 14 numaralı binanın bahçesinden irtifak hakkı kurularak geçirildiğini, bu hattın kullanılabilir hale getirilmesinin mümkün olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 744. maddesi uyarınca açılan mecra hakkı kurulması isteğine ilişkindir.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 744. maddesi, Her taşınmaz maliki, uğrayacağı zararın tamamının önceden ödenmesi koşuluyla, suyolu, kurutma kanalı, gaz ve benzerlerine ait boruların, elektrik hat ve kablolarının, başka yerden geçirilmesi olanaksız veya aşırı ölçüde masraflı olduğu takdirde, kendi arazisinin altından veya üstünden geçirilmesine katlanmakla yükümlüdür... hükmünü içermektedir.
Buna göre mecra hakkı kurulmasına ilişkin davalarda;
Leh ve aleyhine mecra hakkı kurulacak taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması,
Kurulan mecranın paftaya göre alınması gereken yerden itibaren yararına kurulan taşınmaza kadar kesintisiz olarak ulaştırılması,
Taşınmazların paftasındaki ve zemindeki durumlarına göre mecranın başka bir yerden geçirilmesinin olanaksız veya çok masraflı olması,
Yükümlü taşınmazın zararının peşin olarak ödenmesi gerekir.
Somut olayda:
Davacının, yararına mecra hakkı kurulmasını istediği binaların kanalizasyon hattı, komşu 14 numaralı binanın bahçesinden irtifak hakkı kurulmak suretiyle geçirilmiştir. Ancak çevre taşınmazlarda yapılan inşaatlar ve hattın uzun süredir kullanılması sebebiyle arızalar oluşmuştur.
Ankara 15. Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığı ile yapılan tespit (2000/179. Değişik İş Sayılı dosyası) sonucunda, inşaat mühendisi bilirkişi tarafından sunulan raporda; sızıntı nedeniyle mevcut hattın kullanılmasının sakıncalı olduğu, yenileme çalışmalarının çevre binalara zarar verebileceğinden mümkün olmadığı bu nedenle 19 ve 21 numaralı binaların arasından yeni bir hat yapılmasının uygun olacağı belirtilmiştir.
Dosyaya sunulan ve yüksek mühendis mimar ile fen elemanı tarafından düzenlenen 09.11.2001 tarihli raporda ise, tespit dosyasındaki raporda belirtilen alternatifin uygun olmadığı gibi mevcut hattın çevre binalara zarar vermeksizin yenilenmesinin mümkün olduğu belirtilmiş, mahkemece bu rapor doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacının istemine dayanak yaptığı ve inşaat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ile mahkemece yapılan keşifte dinlenen yüksek mühendis mimar ve fen bilirkişisi tarafından düzenlenen raporlar arasında çelişki mevcut olup bu çelişki giderilmeksizin hüküm kurulmuştur.
O halde mahkemece, uzman kişiler arasından seçilecek üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla mahallinde keşif yapılmalı, dosyaya sunulan bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi de giderecek şekilde mevcut hattın kullanılabilir hale getirilmesinin mümkün olup olmadığı araştırılmalı değil ise uygun alternatifler belirlenmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Belirtilen nedenle eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy