(4721 S. K. m. 702) (743 S. K. m. 581) (1086 S. K. m. 388/4, 389)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 6.6.2001 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 6.6.2001 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.6.2002 gün 84201 Sayılı tebliğnamesi ile H.U.M.K.nun 427/6. maddesi gereğince Kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya ve içersindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı 6.6.2001 tarihli dilekçesi ile örneklerini eklediği 17 taşınmaza ait tapularda babasının "Halil oğlu Mehmet Yağanoğlu" olarak yazılı isminin, nüfus kaydına uygun olarak "Halil oğlu Memet Yağanoğlu" şeklinde düzeltilmesini istemiş Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kararın, önceki Medeni Kanunun 581. maddesine aykırı davranıldığı ve hükmün HUMK.nun 388/4 ve 389. maddelerinin öngördüğü biçimde kurulmadığı gerekçesiyle kanun yararına bozulması talep edilmiştir.
1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren yeni Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası ile ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korumasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabilecekleri öngörülmüş olmakla, artık elbirliği mülkiyetinde ortaklardan herhangi birini tek başına tapuda miras bırakanla ilgili düzeltme isteyebileceği sonucuna varıldığından, tebliğnamedeki önceki Medeni Kanunun 581. maddesi uyarınca davacı yönünden taraf teşkilinin yerine getirilmediğine ilişkin bozma nedenine iştirak olunmamıştır.
Ancak; Mahkemece sadece "davanın kabulüne, tapu kayıtlarında Mehmet olan ismin Memet olarak tüm kayıtların düzeltilmesine" şeklinde hüküm kurulmakla yetinilerek H.U.M.K.nun 388/4. ve 389 maddelerinin öngördüğü biçimde dava konusu edilip düzeltilmesine karar verilen taşınmazlar tek tek karar yerinde gösterilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının H.U.M.K.nun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeplerden dolayı kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine 30.9.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy