(818 S. K. m. 162)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 9.2.1998 tarihinde verilen dilekçe ile tapu iptali, tescil ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 7.12.2000 tarihli hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak tetkiki davacı vekili tarafından istenilmekle tayin edilen 5.3.2002 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı Arif Tortop ile karşı taraf vekili Av. Serra Yurdakul geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra sözlü açıklamalar dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yükleniciye edim karşılığı bırakılan bağımsız bölümlerden 17 numaralı bağımsız bölümü yükleniciden noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını ileri sürerek tapu iptali, tescil ve ecrimisil istemektedir.
Davalı arsa maliki davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacı vekili tarafından temyize getirilmiştir.
Kural olarak, arsa maliki ile yüklenici arasında kat karşılığı inşaat yapılması hususunda sözleşme düzenlendiğinde ve sözleşme koşulları yerine getirildiğinde yüklenici kişisel hak kazanır. Yüklenici bu kişisel hakka dayanarak arsa sahibinden kendisine bırakılan bağımsız bölümlerin mülkiyetlerinin adına nakledilmesini isteyebilir veya Borçlar Yasası'nın 162. ve izleyen maddeleri uyarınca yazılı olmak koşulu ile arsa sahibinin olurunu almaya gerek görmeden üçüncü kişilere söz konusu hakkını temlik edebilir.
Üçüncü kişi de gerek sözleşme yaptığı yükleniciye, gerekse arsa sahibine karşı temellük ettiği bu hakkı ileri sürme olanağına sahiptir. Ancak; tescilin sağlanabilmesi için, yüklenicinin edimini tam olarak yerine getirmiş olması yada eksik bırakılan iş var ise bunların arsa sahibince katlanılabilecek ve pek az boyutta olması koşuluyla, yüklenici yada onun halefi olan kişilerce tamamlanması veya bedelin ödenmesi gerekir.
Dosya içerisinde bulunan inşaata ait ihale şartnamesinin 20. maddesinde; bina tamamen bitirilip iskan müsaadesi alındıktan, geçici kabule ait tutanaklar idare tarafından onaylandıktan, müteahhidin varsa cezaları tahsil edildikten, su, elektrik ve varsa havagazı bağlantıları yapıldıktan, asansör ve kalorifer tesisatının kullanma izni alındıktan, revize projelerin orjinalleri idareye teslim edildikten sonra müteahhidin kendisine ilişkin bağımsız bölümleri üçüncü kişilere satabileceği kararlaştırılmıştır. İnşaat sözleşmesinin 6. maddesinde ise; vakıf arsasının mülkiyeti, inşaatın kesin kabulüne kadar idarenin mülkiyetinde kalacağı öngörülmüştür.
Mahkemece yapılan keşif ve bilirkişi raporu ile yukarda açıklanan yükümlülüklerin yerine getirilmediği, iskan müsaadesinin alınmadığı ve davalı idarece inşaatın kesin kabulünün yapılmadığı saptanmıştır. Bu durumda; yüklenici henüz kişisel hak kazanmamıştır. Yüklenicinin kazanmadığı bir kişisel hakkı temellük eden davacının, bu hakka dayanarak tescil isteme olanağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davacıya yükletilmesine, 250.000.000 TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 05.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy