(818 S. K. m. 213) (1512 S. K. m. 89)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 5.8.1999 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 7.3.2002 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteminin değer yönünden reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 22.02.1977 tarihinde noterde usulüne uygun olarak düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile 1040 metrekare miktarındaki 477 parsel sayılı taşınmazı satın aldığını, zilyetliğinin halen devam ettiğini, Tapulama Hakimliğinin 1972/420 Esas 1973/491 Karar sayılı ilamı ile davalıların murisi Necip Kaymaz'ın dava konusu 477 parsel ile birlikte birçok parselde 750/59500 oranında paydaş olduğunun saptanarak, hüküm kurulduğunu, yapılan imar çalışmaları sonucunda taşınmazların değişik parsellere revizyon gördüğünü belirterek dava konusu 483, 3852 ada 1, 3845 ada 21 ve 122608 ada 4 parsel sayılı taşınmazlardaki davalılar paylarının iptali ile adına tescili isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, aynı satış vaadi sözleşmesine dayanılarak açılan ve kesin hüküm oluşturan Antalya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1991/1596 E.,1994/1827 K. Sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda, davacının anılan sözleşme gereğince davalıların murisi Necip Kaymaz'ın payı oranında tescil isteğinin kabulüne karar verildiği ve hükmün Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğinden ve kesin hüküm sebebiyle yeniden istemde bulunulamayacağı gerekçesi ile davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Borçlar Kanununun 213. maddesi Gayrimenkul satımı muteber olmak için resmi senede raptedilmek şarttır. Gayrimenkule dair satım vaadi ve bey'i bilvefa ve istimlak mukavelesi resmi senede raptedilmedikçe muteber değildir hükmünü içermektedir.
Noterlik Kanununun 89. maddesi ise; niteliği bakımından tapuda işlem yapılmasını gerektiren sözleşme ve vekaletnamelerle, vasiyetname, mülkiyeti muhafaza kaydı ile satış, gayrimenkul satış vaadi, vakıf senedi, evlenme mukavelesi, evlat edinme ve tanıma, mirasın taksimi sözleşmesi ve diğer kanunlarda öngörülen sair işlemlerin Noterlik Kanununda belirtilen hükümlere göre düzenleneceği hükmünü getirmiştir.
Somut olayda, taraflar arasında düzenlenen ve davacının isteminin dayanağını teşkil eden 22.02.1977 tarihli satış vaadi sözleşmesi, noterde usulüne uygun olarak düzenlenmiş olup geçerlidir. Davalılar düzenlenen bu satış vaadi sözleşmesi ile murisleri Necip Kaymaz'dan intikal eden tapunun 477 parselinde kayıtlı bulunan 1040 metrekarelik arsanın tamamını hakkında satış vaadinde bulunmuş iseler de kadastro tespiti sırasında tamamı muris adına tespit edilen taşınmaz hakkında Tapulama Mahkemesinde açılan dava sonucunda verilen bu karar ile murisin taşınmazda 750/59500 oranında pay sahibi olduğu tespit edilmiş ve tapuya da 20.06.1973 tarihinde bu şekilde tescil edilmiştir. Taşınmaz, satış vaadinin düzenlendiği tarihte de tapuda paylı olarak kayıtlıdır. Kaldı ki satış vaadine konu edilen 477 parsel sayılı taşınmazın dayanağını oluşturan kayda da atıfta bulunulmadığına göre istem murisin bu parseldeki payı ile sınırlıdır.
O halde davacının ancak murisin 477 parsel sayılı taşınmazdaki payı oranında tescil isteğinde bulunabileceğine, (kesinleşen Antalya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1991/1596 E.,1994/1827 K. sayılı kararı ile bu miktar hakkında tescil hükmü oluşturulduğundan) göre murisin satışa konu olmayan parsellerdeki paylarının da iptaline karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve hüküm bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının yatırana geri verilmesine 08.11.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy