(4721 S. K. m. 683) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Dava, kadim köy yoluna elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Davalı, çekişmeli kısmın yol olmadığını, miras bırakanlarından kaldığını ve zilyetliğinin devam ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, kanıtlanmadığından bahisle davanın reddine karar vermiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Karar: Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm tesisi için yeterli değildir. Davanın niteliği gereği, davacının kadim yararlanma iddiası ve davalının zilyetlik savunması maddi olaylar olup, bu olguların tanık ve benzeri delillerle kanıtlanması gerekmektedir. Davacı köy muhtarlığı dava dilekçesinde tanık deliline dayandığı halde mahkemece davacı tarafa tanıklarını bildirme olanağı sağlanmadan keşfe karar verilmemesi gerekirdi. Davacı tarafın bu delile dayanmaması ya da verilen kesin mehile rağmen tanık bildirmemesi halinde keşif günü belirlenip diğer yanın tanıkları dinlenebilir ise de, somut olayda davacı yana bu yolda bir önel verilmeden keşif yapılmasına karar verilmiş, keşifte yerel bilirkişi ve davacı tanığı dinlenmemiş, sadece davalı tarafın tanıkları dinlenmiş ve uzman bilirkişilerin bilgilerine başvurulmamıştır. Keşif sonrası davacı vekilinin, mahallinde yerel bilirkişilerin ve liste halinde bildirdikleri tanıklarının dinlenmesine yönelik istemi de mahkemece kabul edilmemiştir. Tanık sözleri ve yerel bilirkişi bilgisi ile tespiti gereken kadimlik iddiası hususunda yerel bilirkişi beyanına başvurulmadan ve davacı tarafa tanık dinletme olanağı verilmeden sadece davalı tanıklarının beyanları ile yetinilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
O halde; davanın kadim hakka dayalı elatmanın önlenmesi isteğine ilişkin olduğu kabul edilerek, taraf delillerinin ikame ve toplanmasıyla ilgili usulü işlemlerin yerine getirilmesi, taşınmazda çıkarı bulunmayan komşu köylerden yaşlılar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve tanıklarla keşif yapılarak, kadim yararlanma durumunun belirlenmesi ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu ret kararı verilmesi doğru bulunmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 19.02.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy