(743 S. K. m. 671)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 8.10.2001 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 7.12.2001 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, yola bağlantısı olmayan 106 ada 43 ve 49 parsel sayılı taşınmazlarına davalıya ait 106 ada 50 parsel sayılı taşınmazdan yol verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme davayı kabul etmiş, hükmü davalı temsilcisi temyize getirmiştir.
Medeni Kanunun 671. maddesi Tariki amme çıkmak için kafi bir yolu bulunmayan gayrimenkul sahibinin tam bir ivaz mukabilinde komşularından kendisine geçmek için münasip bir yerin terkini talep edebilir. Bu hak mülklerin ve onlara giden yolların evvelki hallerine göre bu yolun nereden geçmesi lazım geliyorsa oranın malikine ve icabında bu yolun açılmasında en az zarar gören kimseye karşı kullanılır. Bu yolun tayininde iki tarafın menfaatleri gözetilir hükmünü içermektedir. Buna göre, geçit ihtiyacının nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı, geçit hakkı isteyen taşınmaz malikinin subjektif durumuna ve kişisel arzularına göre değil, objektif esaslara göre belirlenmelidir. En az zarar verme ve fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesinin doğal bir sonucu olarak da üzerinde geçit tesis edilen hadım taşınmazın ekonomik ve geometrik bütünlüğünün de bozulmaması gerekir.
Somut olayda, davalıya ait 50 parsel sayılı taşınmazı ikiye bölecek tarzda yol tesis edilmiştir. Davalı taşınmazının kuzeyinde olup paftada görünmediği bildirilen köprü ve şevin geçide engel olup olmadığı ya da engel olmaması için ne şekilde tedbirler alınması gerektiği de bilirkişi raporlarında açıklanmamıştır. Yukarıda bahsedilen ilkeler dikkate alınmadan taşınmazın ekonomik bütünlüğünü bozacak şekilde geçit tesis edilmesi doğru değildir.
Diğer yandan, taşınmazların özelliği itibariyle nihayet bir tarım aracının geçeceği şekilde 2,5-3 metre genişlik yerine 6 metre eninde geçit hakkı tesisi, yine lehine geçit hakkı kurulan davacıya ait parseller arasında bağlantının hükmen ya da akdi irtifak hakkı kurulması suretiyle sağlanması gerektiği gözetilerek davacıya 43 ve 49 parsel sayılı taşınmazları arasındaki bağlantının tapuda akdi irtifak hakkı kurulması suretiyle sağlanması yönünde süre verilmemesi, ayrıca yerel bilirkişi ve ziraat bilirkişisinin taşınmazın değeri konusunda farklı beyanda bulunduklarından dolayı yöreyi iyi bilen emlak değerinden anlayan yerel ve uzman bilirkişilerden yararlanarak çelişkinin giderilmemesi de doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 19.02.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy