(743 S. K. m. 633) (1086 S. K. m. 92)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.08.1999 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, tescil olmadığı takdirde binanın aidiyetinin tespiti ve tescili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil davasının reddine, binanın davacı Süleyman'a ait olduğunun tespiti ile tapuya şerh verilmesine dair verilen 02.04.2002 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi tereke mümessili vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde binanın aidiyetinin tespiti ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkeme, tapu iptali ve tescil davasının reddine, terditli istemin kabulüne karar vermiş, hükmü davacı tereke mümessili vekili temyize getirmiştir.
Dosya kapsamına, toplanan delillere, temyiz edenin sıfatına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi gerekmiştir.
Taraflar miras bırakan Süleyman Matrak'ın mirasçılarıdır. Davalı Muhammet Matrak ilk oturumda davayı kabul ettiğini beyanla zabtı imzalamıştır. İştirakli malikler arasında davayı kabul beyanı geçerli olup, hukuki sonuç doğurur. Bu husus gözetilerek, davalı Muhammet'in tapudaki iştirakli payı yönünden davacının tapu iptali ve tescil davasının kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde tüm davalılar aleyhindeki tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 25.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy