(1086 S. K. m. 437)
Dava: Davacı tarafından, davalılar aleyhine 26.4.2001 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil isteğinin reddine tazminat isteğinin kabulüne dair verilen 20.5.2002 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava konusu 5 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve davalıların murislerine ait iken ölümü ile mirasçılarına, onlarında aralarında yaptıkları harici ve rızai taksim sonucunda davalıların annesi Remziye Acar'a intikal eden gecekonduyu, 01.07.1987 tarihinde Remziye Acar'dan satın aldığını, İmar Affı Kanunu uyarınca gerekli başvuruları yaptığını, adına tapu tahsis belgesi düzenlendiğini, tahsis gereğince saptanan bedeli halen ödemekte olduğunu, ne var ki, kendisinin bilgisi dışında taşınmazın davalı belediye tarafından 02.10.1997 tarihinde ihale yolu ile satışa çıkarıldığını ve yapılan ihaleye istinaden davalılar adına tescil edilmiş olduğunu, yeni öğrendiğini açıklayarak davalıların aşamalardan bilgi sahibi olmaları sebebiyle iyiniyetli olmadıklarını belirterek tapu kaydının iptali ile adına tescilini, mümkün olmadığı takdirde bir milyar TL tazminatın satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı belediyeden alınarak kendisine verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, taşınmazın usulüne uygun olarak yapılan ihale sonucunda tapu malikleri adına tescil edilmiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, tapu iptali ve tescil isteğinin reddine, davalıların murisleri Remziye ile davacı arasında düzenlenen satış sözleşmesi gereğince davalıların bedelden sorumlu olduklarının kabulü ile istemle bağlı kalınarak bir milyar TL tazminatın davalılardan alınmasına karar verilmiştir.
Hüküm, tescil isteği reddedilen davacı ile istem bulunmadığı halde aleyhlerine tazminata hükmedilen davalı tapu malikleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kişisel hakka dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir.
Dosya kapsamına, toplanan kanıtlara, yapılan yargılamaya ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davalıların temyizine gelince; davacı dilekçesinde tescil isteğinin kabul edilmemesi halinde, tazminat isteğini, adına düzenlenmiş tapu tahsis belgesi bulunduğu halde taşınmazı ihale yolu ile davalılara satan belediyeye yöneltmiştir. Bu konuda kayıt maliki davalılar aleyhine usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı halde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş ve hüküm bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, davalılar Mustafa ve Tahsin Acar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının yatırana geri verilmesine 29.11.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy