(4342 S. K. m. 4, 10) (3402 S. K. m. 16) (766 S. K. m. 35)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 6.6.2001 gününde verilen dilekçe ile mera özel sicil defterindeki Belediye tüzelkişiliği ibaresinin silinmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 5.7.2001 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, A. kasabasında 1981 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında dava konusu yerlerin mera cinsi ile tespit edilerek mera özel sicil defterine kaydedildiğini, ancak kütükte ve tutanaklarda malik anlamında A... Belediyesinin yazıldığını, bu durumun mera olduğu ihtilafsız olan taşınmazların mülkiyetinin belediyeye ait olduğunu göstermeyip sadece yararlanma hakkının davalı da olduğunu gösterdiğini, bu nedenle sicil defterindeki düşünceler kısmına yazılan Belediye Tüzel kişiliği ibaresinin silinmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, nizalı yerlerin kadastro tespitleri sırasında mera olarak adlarına tespit edildiğini, özel meraları olduğunu ve bu hususun idari bir hata sonucu deftere işlenmediğini savunmuştur.
Mahkeme, nizalı yerlerin mera olduğu hususun da ihtilaf olmadığını, Mera Kanunu 4.maddesine göre, mera olarak sınırlandırılmış olup özel siciline kaydedildiği ve yararlanma hakkının belediye ye bırakıldığı davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, hükmü davacı vekili temyize getirmiştir.
Dava konusu yerler 1981 yılında yapılan kadastro tespitleri sırasında mera olarak belirlenmiş, iktisap sütununda ise, "A... kasabasının kadimden beri hayvan otlakiyesi olarak kullandığı, 1960 yılından beri şahıslar tarafından ekilip sürülmesine rağmen zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığından mera olarak A... Belediyesi adına sınırlandırılmasına" karar verilmiş ve tutanağın mülkiyet ve haklar sütununa ise davalı beldenin adı yazılmıştır. Daha sonra kesinleşen bu tutanaklar mera özel sicil defterine kaydedilmiş ve düşünceler kısmına ise Belediye Tüzel Kişiliği yazılmıştır. Davacının Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı ve hakem sıfatıyla bakılan davalarda da, nizalı yerlerin mülkiyetinin hazineye ait olduğunun tespitine ve malik hanesine Belediye Tüzel Kişiliğinin yazılamayacağına karar verilmesi istenmiştir. Hakem, dava dosyamızdaki gerekçenin aynı gerekçeyle istemin reddine karar vermiş ve bu kararlar kesinleşmiştir.
Mera, bir veya birden fazla köy veya kasaba ahalisine müstakilen veya müştereken kullanılmak üzere yetkili makam tarafından tahsis edilmiş olan veya böyle bir tahsis bulunmamasına rağmen kadimden beri ilgili köy veya kasabalar tarafından mera olarak kullanıla gelen ve hak sahiplerinin mevcut intifa hakları dışında üzerinde fiili veya hukuki tasarruflarda bulunamadıkları arazidir. Meraların mülkiyeti devlete, yararlanma hakkı ise köy veya belediye tüzelkişiliklerine aittir. Mera Kanunu 4.maddesinde de, meraların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu kabul edilmiştir. Meralar Kamu mallarından olduğundan Medeni Hukuk ilişkilerine yani özel mülkiyet hükümlerine konu olamazlar.
3402 sayılı Yasanın 16/B maddesinde ve bu kanunla yürürlükten kaldırılan 766 sayılı Tapulama Kanununun 35.maddesinde de, meraların sınırlandırılacağı, yüzölçümünün hesaplanıp parsel numarası verilerek özel siciline yazılacağı ancak bu sınırlandırmanın tescil mahiyetinde olmadığı gibi bu suretle belirlenen taşınmaz malların özel kanunlarındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla özel mülkiyete konu teşkil etmeyecekleri belirtilmiştir. Özel mera olarak tapuda kayıtlı meralar yukarıda belirtilen yasa hükümlerine tabi olmayıp, bir köy veya belediye ye ait özel meradan söz edebilmek için meranın köy adına tapuda tescil edilmiş olması gerekir.
Mera Kanunu 10.maddesi ve 3402 sayılı Yasanın 16/B maddesindeki meraların özel siciline kaydedileceği hususu Tapu Sicil Tüzüğü 6.maddesinde "yardımcı siciller" arasında (d) bölümünde gösterilmiş ve aynı karar başlığını taşıyan 92.maddesinde de "Mera, yaylak, kışlak gibi kamu orta malları, özel siciline yazılır ve hangi köy veya belediye ye tahsisli olduğu belirtilir. İlgili belgeler özel dosyasında saklanır" şeklinde düzenlenmiştir.
Yapılan inceleme, kesinleşen tutanaklar ve dosyada mevcut delillere göre, nizalı yerlerin mera olduğu hususunda ihtilaf yoktur ve tutanaklarda da belirtildiği şekilde bu yerler kamuya ait meralardır. Yararlanma hakkı A... Belediyesine aittir. Davalının savunmasında belirttiği gibi özel mera değildir. Ancak tutanakların mülkiyet sütununda ve özel sicil defterinde düşünceler bölümünde davalının adının yazılması ve davalının da yargılamanın her aşamasında nizalı yerlerin kendilerine ait özel mera olduğunu savunması karşısında bu hususun taraflar arasında muaraza yarattığı anlaşılmaktadır. Böyle bir durumda davacının dava konusu taşınmazlar hakkında belirtilen hususlarda düzeltme istemekte hukuki yararı vardır. Yukarıda yazılı hususlar ve ilgili yasa hükümleri nazara alınarak davacı talebinin kabulüne karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle red kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüne usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, 11.2.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy