(4721 S. K. m. 702, 581) (1086 S. K. m. 74, 75)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 11.9.2001 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.9.2001 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 6.9.2002 gün 2114217 sayılı tebliğnamesi ile HUMK. nun 427/6.maddesi gereğince Kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya ve içerisindeki bütün kâğıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 21.9.2001 tarihli dilekçesi ile dilekçesine ekli parsel sayılı taşınmazlarda murisi babasının tapu kayıtlarında Zekeriya oğlu Aslan Bayoğlu olarak yazılı isminin nüfus kaydına uygun olarak Zekeriya oğlu Arslan Bayoğlu şeklinde düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilerek talep de aşılmak suretiyle Köprüköy İlçesi Eğirmez Köyünde bulunan tüm taşınmazların tapu kayıtlarında ki Aslan ve Zekeriya olan isimlerin Zekeriya oğlu Arslan Bayoğlu olarak düzeltilmesine karar verilmiş ve bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, hükmün, taraf teşkili sağlanmadan ve istek de aşılarak kurulmasının doğru olmadığı ileri sürülerek Kanun yararına bozulması istenmiştir.
1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren yeni Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası ile ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korumasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabilecekleri öngörülmüş olmakla, artık elbirliği mülkiyetinde ortaklardan herhangi birinin tek başına tapuda miras bırakanla ilgili düzeltme isteyebileceği sonucuna varıldığından, tebliğnamedeki önceki Medeni Kanunun 581.maddesi uyarınca davacı yönünden taraf teşkilinin yerine getirilmediğine ilişkin bozma nedenine iştirak olunmamıştır.
Ancak; Mahkemece, sadece dava dilekçesinde parsel numaraları yazılı taşınmazlara ait kayıtlar için düzeltme kararı verilmesi gerekir iken talep aşılarak infazda kuşkuya yol açar biçimde, hiçbir parsel numarası belirtilmeksizin köye ait tapu sicilindeki tüm taşınmazların denilmek suretiyle düzeltme kararı verilmesi yasaya aykırı olup Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz istemi bu nedenle yerinde görülmüştür.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının HUMK. nun 427/6.maddesine dayalı Kanun yararına bozma isteğinin, yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA ve gereğinin yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 07.10.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy