(4721 S. K. m. 683) (743 S. K. m. 618)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 29.06.2001 gününde verilen dilekçe ile su arkına elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 4.10.2001 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, su arkına elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; Hüküm, davalı tarafından temyize getirilmiştir.
Mahkeme keşifte dava konusu 13 parsel sayılı taşınmazdan bir ark geçtiğini belirlemiş ise de; dava konusu taşınmazın kadastrosunun kesinleştiği, bu arkın kadastroda oluşan paftaya ve çapa işaret edilmediği anlaşılmıştır. Kadim dahi olsa, bu ark kadastroda oluşan paftaya ve çapa işaret edilmediği ve tapu hükmünü koruduğu müddetçe, kadim olduğu belirtilerek elatmanın önlenmesine karar verilemez. Bu itibarla davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabul kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 26.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy