(4721 S. K. m. 683)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 15.9.2000 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal, muarazanın men-i, karşı dava ile irtifak hakkının terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine, karşı davanın husumet yönünden reddine dair verilen 16.4.2002 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve karşı davacı vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, irtifak hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir. 47 parsel sayılı taşınmazın maliki olan davacılar; taşınmazları lehine, 16 sayılı parsel (tevhitten sonra 55 sayılı parsel) aleyhine daha önce geçit hakkı tesis edilmiş olduğu halde, davalı idarenin yapmış olduğu birtakım inşaat ve müştemilat nedeniyle irtifak hakkının kullanılmasını engellediğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve kal talebinde bulunmuşlardır.
Davalı ise, karşı dava ile davacıların polis Moral Eğitim Tesisleri olarak kullanılmakta olan 55 sayılı parselin ortasından geçmekte olan dava konusu yolu kullanmalarının güvenlik açısından sakıncalı olduğu, ayrıca 55 sayılı parselin tevhit folyesinde (A) ile gösterilen 405.88 metrekare kesiminin davacılar lehine yola terk edildiğini, artık bu yola ihtiyaçları bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiş, karşı dava ile de geçit hakkının terkini talebinde bulunmuştur. Mahkemece, irtifak hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve kal'e ilişkin davanın reddine, geçit hakkının terkinine dair karşı davanın ise husumet yönünden reddine karar verilmiş, her iki taraf vekilleri hükmü temyize getirmişlerdir.
Dosya kapsamına, toplanan delillere ve özellikle aleyhine geçit tesis edilmiş olan taşınmaz tapuda Hazine adına kayıtlı olduğundan geçit hakkının terkini davası açma hakkı Hazine'ye ait olup, bu taşınmazda tasarruf etmekte olan İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünü temsilen Hazine'nin aktif dava açma ehliyeti bulunmadığından, davalı (karşı davacı) vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı vekilinin temyizine gelince; 16 parsel sayılı Hazine taşınmazı aleyhine geçit kurulduktan sonra komşu 17, 36, 40, 42, 43 ve 51 sayılı parsellerle tevhit edilerek 55 sayılı tek bir parsel olarak yine Hazine adına tescil edilmiştir. Tapu kaydının hak ve mükellefiyetler kısmında bu parsel aleyhine, 47 sayılı parsel lehine halen geçit hakkı bulunduğu yazılıdır. Tevhit sonucu 55 parsel numarasını alan Hazine taşınmazında yapılan imar düzenlemeleri sonucunda bir kısım yerin yola terkedildiği ve Emniyet Mensupları Eğitim Tesisleri adı altında kompleks bir yapılaşmanın gerçekleştirildiği, 55 sayılı parsele dahil edilen eski 16 sayılı parselden verilen geçidin de iptal edilerek yerine komplekse dahil bina ve eklentilerinin inşa edildiği anlaşılmıştır.
Davacı taşınmazı lehine, davalı taşınmazı aleyhine kurulan geçit hakkı ayakta kaldığı sürece lehine geçit tesis edilen taşınmaz maliklerine bu haktan yararlanma imkanı vereceğinden davacıların irtifak hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve kal davasının reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olup, hükmün belirtilen nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 19.12.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy