(4342 S. K. m. 3, 4, 33, 35) (1580 S. K. m. 159, 160) (3194 S. K. m. 11)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 3.12.2001 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.6.2002 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 1 parsel sayılı taşınmazın köy orta malı iken belediyenin kurulması ile belediye mülkiyetine geçtiğini, ancak, 22 yıl sonra yapılan kadastro çalışmaları sırasında mera niteliği ile orta malı olarak sınırlandırıldığını ileri sürerek taşınmazın belediye adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, imar planı ve mücavir alan içinde kalan mera, çayır gibi yerlerin Belediye Kanunu'nun 159 ve 160. maddeleri uyarınca belediyelere geçeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Dava, mera sınırlandırmasının iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mera, bir veya birden fazla köy ve kasaba halkına, bağımsız veya birlikte tahsis edilmiş ya da kadimden beri hayvan otlatmak amacıyla kullanılan, hak sahiplerinin üzerinde intifa hakkı olan arazi parçasıdır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan mera yaylak ve kışlaklar, özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zamanaşımı uygulanmaz, sınırları daraltılamaz (Mera Kanunu m.3-4)
Meraların özel mülkiyete konu olamayacağı kuralı gereği, 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 33 maddesi ile Belediye Kanunu'nun 159. ve 35. maddesi ile de 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 11. maddesinde değişiklik yapılmıştır.
Böylece, Belediye sınırları içindeki meraların belediyelere devrolunacağı ve imar planı kapsamında yer alan meralarında getirilen kullanım amacına konu ve tabi olacağı hükümleri kaldırılmıştır.
Somut olayda, davacı Belediye, daha önce köy orta malı iken belediyenin kurulması ile belediyeye sınırları içinde kalan bu yerlerin belediye adına tescili gerekirken, mera niteliği ile orta malı olarak sınırlandırmanın iptalini istemiştir.
Yapılan keşif ve aşamalarda taraflar arasında taşınmazın niteliği konusunda uyuşmazlık olmadığından 3533 sayılı Yasa uyarınca hakemde nitelik tespitinin yapılmamış olması, bozma nedeni yapılmamıştır
Ancak, 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 33 ve 35. maddesi hükümleri nazara alınmadan, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.01.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy