(3402 S. K. m. 12, 16)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.1.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal yol olarak bırakılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 27.6.2002 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, kadim köy yolunun kadastro tespitinde davalılara ait 599 sayılı parsel içinde tespit gördüğünü, bu kısmın tapusunun iptali ile yol olarak paftasına işlenmesini istemişler, mahkemece kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16. maddesi umumi yolu kamu malı niteliğinde kabul ederek, haritasında gösterilmesi gerektiğini belirtmiştir. Dava konusu taşınmaz tapu kaydına dayanarak davalılar adına kadastro görmüştür. Bu taşınmazın bir kesiminin köye ait kadim yol olduğu ileri sürülmektedir. Böyle ise; bu nitelikteki yerlerin zamanaşımı ile mülk edinilmesi mümkün değildir ve böyle yerlerde 3402 sayılı kanunun 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre söz konusu olmaz. Bu nedenle dayanak kayıtlarda getirtilerek tarafsız mahalli bilirkişi eşliğinde mahalline uygulanmak suretiyle dava konusu edilen kesimin niteliği tam ve sağlıklı olarak tespit edilip sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilerek davanın reddine dair hüküm kurmak doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 14.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy