(4342 S. K. m. 4)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 8.4.1999 ve 25.5.1999 gününde verilen dilekçeler ile tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davacı köylerin davasının reddine dair verilen 2.7.2002 günlü hükmün Yargıtay'ca, duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 24.12.2002 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılardan Sarıkaya Köyü muhtarı Sabri ilik ve davacılar vekili Av. Fahri Bildik ile karşı taraftan Hazine vekili Av. İclal Perran Kural ve Kurucaova Belediye Başkanı Kasım Başak ve vekili Av. Turan Canpolat geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Taşınmazın ham toprak niteliğinde olması nedeniyle davanın reddine dair verilen önceki karar Dairemizce; taşınmazın tabiatı itibariyle mera vasfını haiz olduğunun kabulü ile bundan sonra yararlanma durumunun irdelenerek bir karar verilmesi gereğine işaretle bozulmuştur.
Bozmaya uyan mahkeme bu defa; ana köy olan Yazıbaşı köyü ile 1989 yılında bundan ayrılarak bağımsız köy olan Sarıkaya köyünün arasının 20 km. olması, anaköyün uzak olması nedeniyle nizalı yerden mera olarak yararlanmasının hayatın olağan akışına uygun bulunmaması, daha önce Biğ mezrası adı ile Yazıbaşı köyüne bağlı iken 1989 yılında Yazıbaşı köyünden ayrılarak müstakil köy haline gelen Sarıkaya köyünün de bu nedenle kadim hakka dayanamayacağı, ana köyün hakkı bulunmadığından Sarıkaya köyünün de ana köye halef olarak talep edebileceği bir hak bulunmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar vermiş, hükmü; davacı Yazıbaşı ve Sarıkaya köyleri vekili temyiz etmiştir.
27.9.1999 tarihli valilik yazısından; Yazıbaşı (Azikan) köyü ile Sarıkaya (Giğ) köylerinin kadimden beri mevcut yerleşim birimleri oldukları, ancak, Sarıkaya köyünün Yazıbaşı köyünün mezrası iken 1989 senesinde tüzel kişilik kazanarak bağımsız köy olduğu anlaşılmaktadır. Esasen bu hususta çekişme bulunmamaktadır.
Eğer iki köy evvelce bir köy iken ayrılmışlar ise, kadim mera, yaylak ve kışlaklarla bu yerlerde mevcut olan sulardan eskisi gibi müştereken yararlanırlar.
Keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların anlatımlarından davacı köylerin kadimden beri nizalı yerden hayvanlarını otlatmak suretiyle müştereken yararlandıkları anlaşılmaktadır.
Şu hali ile davacı köylerin kadimden beri nizalı yerden müştereken yararlanmaları durumu da tahakkuk ettiğine göre davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine, 250.000.000 lira duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 24.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy