(1086 S. K. m. 94) (492 S. K. m. 22) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 9.11.1998 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.3.2001 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Ayşe Y. ve davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalılar adına tapuda kayıtlı bulunan 135 parsel sayılı taşınmazı çocukları Abdullah ve Cengiz ile birlikte aldıklarını, üzerine inşa edilen binanın bedelinin yarısını da kendisi ödediği halde, davalıların taşınmazı kendi adlarına tescil ettirmiş olduklarını belirterek,tapu kaydının iptali ile 1/2 payının adına tescilini, mümkün olmadığı takdirde bedelin faizi ile birlikte tahsili isteminde bulunmuştur.
Davalılardan Ayşe Y. davayı kabul etmiş, davalı Cengiz Y. ise taşınmazın tapuda resmi şekilde yapılan satış ile adlarına tescil edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davayı kabul eden Ayşe Y. ve velayeti altındaki Onur Y. adına kayıtlı payın 1/2 sinin iptali ile davacı adına tesciline, davalı Cengiz Y. yönünden ise taşınmaz ve üzerindeki binadan davacı payına düşmesi gereken kısmın bedelinin tahsiline karar verilmiştir.
Hüküm, davayı kabul ettiği halde yargılama giderleri ile sorumlu tutulduğu gerekçesi ile davalılardan sadece Ayşe Y. tarafından ve bilirkişi raporundaki maddi hatadan kaynaklanan yanlışlık sebebiyle hüküm altına alınan tazminat miktarının gerçek değerin altında olduğu gerekçesi ile de davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK.nun 94.maddesi gereğince davalının yargılama giderleri ile sorumlu tutulmaması için davanın açılmasına sebebiyet vermemesi ve davayı ilk celsede kabul etmiş olması gerekir.
Somut olayda, taşınmazın adlarına tesciline sessiz kalan davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği açıktır. Ancak, davalı Ayşe Y. usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen ilk duruşmaya katılmamış ise de davayı, ilk duruşmadan sonra ancak kanıtların toplanmasına ilişkin ara kararının yerine getirilmesinden önce kabul etmiştir. Bu nedenle, davalı Ayşe'nin sorumlu olacağı yargılama giderinin, Harçlar Yasasının 22. maddesi ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7.maddesi dikkate alınmak suretiyle belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyizine gelince; hükme esas alınan bilirkişi raporunda maddi hatadan kaynaklanan yanlışlık nedeniyle 7.750.000.000 TL olması gereken miktar 5.250.000.000.TL olarak belirlenmiş ve mahkemece de bu değer esas alınmak suretiyle hüküm kurulmuştur. Tazminine karar verilen bedelin yanlışa dayalı olarak eksik takdiri de yasaya aykırı görülmüştür.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı Ayşe'nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, 7.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy