(403 S. K. Geç. m. 1)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.6.2002 gününde verilen dilekçe ile tapuda murisin baba adının tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.9.2002 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava ile tapuda baba adının düzeltilmesi istenmiştir.
Tapuda ad, soyadı, baba adı düzeltilmesi istemini içeren davalarda tapu maliki ile düzeltme istenilen kişinin aynı kişi olması gerekir. Başka bir deyişle, tapuda adı soyadı ve baba adı düzeltilmesi yolu ile malik hanesinde değişiklik yapılamaz.
Somut olayda davacı, murisi Meryem Tılan'ın malik olduğu Camızağalı köyü 541 parsel sayılı taşınmazda murisin baba adının yazılmadığını belirterek nüfus kaydına göre yazılmasını istemiştir. Dosyada bulunan tapu kaydına göre 541 sayılı parsel hükmen Hasan eşi Meryem Tılan adına tescil edilmiştir. Nüfus kaydında ise, Meryem Tılan'ın Ahmet ve Ayşe kızı olduğu, soyadının 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.4.2002 tarih 362/109 sayılı kararı ile Tılan olarak tamamlandığı, 1989 yılında 403 sayılı Türk Vatandaşlık Kanununun geçici 1. maddesi gereği kaydın silindiği belirtilmiş, Sulh Hukuk Mahkemesinin 2001/684-695 sayılı ilamında Meryem'in soyadının olmadığı açıklanarak tanık beyanlarına göre 1966 yılında öldüğü tespit edilerek veraset ilamı verilmiştir. Dosyadaki delillerden davacının murisi ile tapu malikinin aynı kişi olduğu tam olarak anlaşılmamaktadır.
Tapunun Meryem Tılan adına oluşmasına esas 8.5.1996 tarihli mahkeme dosyası, tapulama tutanakları ve dayanağı belgeler ile nüfus kaydında belirtilen soyadı tashihine ilişkin 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.4.2002 tarih 362/109 sayılı dosyası ve 403 sayılı yasaya göre kaydın silindiği bildirildiğinden bu hususa ve yeniden nüfusa yazılmaya ait belge ve dayanakları, murisin anne, baba ve kardeşleri ile eşi ve çocuklarını gösterir aile nüfus kayıt tablosu ilgili yerlerden getirtilmeli ve tapu maliki ile murisin aynı kişi olup olmadığı hususunda zabıta araştırması da yapılmalıdır.
Bu belgeler dosya içine alındıktan sonra konu hakkında bilgisi olan yaşlı tanıklar belgeler doğrultusunda dinlenerek davacı murisi ile tapu malikinin aynı kişi olup olmadığı tereddüte yer bırakmayacak şekilde saptandıktan sonra bir karar vermek gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, 25.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy