(4721 S. K. m. 668)
Dava: Davacı, 1206, 1207, 1194, 1189 parsel sayılı taşınmazlarında biriken acı suyun tahliyesi için taşınmazlar yararına davalıya ait 1182 parsel sayılı taşınmaz üzerinde mecra irtifakı kurulması isteminde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı taşınmazları yararına 1189 parsel sayılı taşınmaz üzerinde mecra irtifakı kurulmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Karar: Dava, açıldığı tarihte yürürlükte olan Medeni Kanunun 668 inci maddesi uyarınca mecra irtifakı kurulması isteğine ilişkindir. Anılan madde uyarınca Gayrimenkul sahipleri yapılacak zarar tamimiyle ve peşin tazmin olunmak şartıyla mülkünün altından veya üstünden su yolu ve gaz ve elektrik boruları geçirilmesine, bunların başka yerden geçirilmeleri imkansız olur veya çok fazla masrafı mucip bulunur ise, müsaade etmeğe mecburdur....
Mecra irtifakı kurulması isteğine ilişkin davalarda, istemin özelliği gereği en uygun yerin aranması ilkesinin geçerli olması ve bu davaların bir irtifak hakkı olmakla birlikte özünü komşuluk hukuku ilkelerinden alması nedeniyle aşağıdaki hususlar üzerinde durmak gerekmektedir. Şöyle ki;
1- Öncelikle davacının suyolu ihtiyacının bulunup bulunmadığı saptanmalıdır.
2- İrtifak hakları taşınmazların leh ve aleyhine kurulduğundan, leh ve aleyhine irtifak kurulacak taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer almaları sağlanmalıdır.
3- İrtifak hakkının kurulabilmesi için öncelikle, çevre taşınmazların tamamının üzerinde irtifak hakkı kurmaya elverişli olup olmadığı incelenip, hukukun genel bir ilkesi olan fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesi uyarınca taraf yararları da gözetilerek, en az masrafı gerektiren ve bundan da en az zarar görecek kişi taşınmazı üzerinden bu hak kurulmalıdır.
4- Mecra irtifakının bağlanacağı suyolu ya da kaynağı ile yararına mecra hakkı kurulan taşınmaz arasında kesintisiz bağlantı sağlanmalıdır.
5- Suyolunun niteliği, suyun nasıl ve hangi araçlarla geçirileceği, ayrıca belirlenerek kararda gösterilmelidir.
6- İrtifak hakkı bedeli taşınmazların niteliğine göre atanacak bilirkişiler aracılığı ile objektif kriterler esas alınarak saptanmalı ve bedel hükümden önce mahkeme veznesine depo ettirilmelidir.
Somut olayda, davacı, yararına suyolu istediği taşınmazlardan 1189 parsel sayılı olanın müşterek paydaşıdır ve diğer paydaşlar davada yer almamıştır.
Mahkemece, öncelikle anılan taşınmazın maliklerinin tamamının usulünce davada yer almalarının sağlanması daha sonra işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, bu eksiklik giderilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de;
Suyolunun kesintisiz kurulacağı kuralı gereği, yararına mecra irtifakı kurulacak taşınmazlar arasında akdi irtifak olmadığına göre mahkemece bunlar arasında da birbirleri leh ve aleyhine irtifak tesisi gerekirken hükümde bu hususun gösterilmemesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 08.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy