(818 S. K. m. 162)
Dava ve Karar: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 5.7.2000 gününde verilen dilekçeyle tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.9.2002 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Davacı 5.7.2000 tarihli dilekçesiyle dava dışı yükleniciden 26.10.1997 tarihli harici yazılı satış sözleşmesiyle satın ve teslim aldığı 8 numaralı bağımsız bölümün davalı arsa sahibi adına kayıtlı tapusunun iptaliyle adına tescilini istemiştir.
Davalı vekili, yükleniciyle inşaat sözleşmesinin sözlü olarak yapıldığı, nizalı dairenin yükleniciye isabet ettiği, ancak ibraz ettiği 28.9.1998 tarihli yüklenicinin imzasını taşıyan sözleşmeye göre yüklenicinin sigorta prim borcunu ödememiş olması nedeniyle davacının borcun tamamını depo etmesi halinde davayı kabul edebileceğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının yüklenicinin halefi sıfatıyla yüklenicinin borçlarından ancak hissesi nispetinde sorumlu olacağı nedeniyle davacıya satılan daireye (hisseye) isabet eden sigorta prim borcunu davacının mahkeme veznesine depo etmiş olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili hükmü temyiz etmiştir.
Dava arsa malikiyle yüklenici arasındaki inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciye düşen dairenin yüklenici tarafından davacıya satılması üzerine yüklenicinin halefi sıfatıyla davalı arsa sahibi aleyhine açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Arsa sahibiyle yüklenici arasında Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi düzenlendiğinde ve sözleşme koşulları yerine getirildiğinde yüklenici kişisel hak kazanır ve bu kişisel hakkına dayanarak arsa sahibinden sözleşme uyarınca kendisine bırakılan bağımsız bölümün adına nakledilmesini isteyebilir veya Borçlar Kanunun 162 nci maddesi gereğince yazılı olmak koşulu ile söz konusu kişisel hakkını 3. kişiye temlik edebilir. Bu durumda yüklenicinin veya onunun halefi olan 3. kişinin tescil isteyebilmesi için yüklenicinin inşaat sözleşmesinden doğan tüm edimini yerine getirmesi gerekir. Bu nedenle davada yüklenicinin edimini yerine getirdiğinin kabulü için sigorta prim borcunun tümünün yüklenicinin halefi olarak davacı tarafından davalı arsa sahibine ödenmek üzere depo edilmesi için davacıya mahkemece önel verilmesi ve neticesine göre davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tesis edilen hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 28.04.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy