(4721 S. K. m. 851, 856, 881) (1086 S. K. m. 388)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.5.2002 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin fekki istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 4.7.2002 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, miras bırakanlarının 4 parsel sayılı taşınmazı satın alırken kalan 400 lira için tapu kaydına ipotek konulduğunu, bedelin ödenip ödenmediğini bilmediğini ileri sürerek, 1965 yılında konulan ipoteğin bedeli ödenerek kaldırılmasını istemiştir.
Davalı, ipotek bedelinin ödenmediğini, yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 400 lira mahkeme veznesine yatırıldığında ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Dava, ipotek şerhinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İpotek kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmazın değerinden alacaklının alacağını elde etmesi olanağını sağlayan sınırlı bir ayni haktır. İpotek, borçluya ait bir taşınmaz üzerinde kurulabileceği gibi üçüncü kişiye ait bir taşınmaz üzerinde de kurulabilir.
İpoteğin kurulabilmesi için, öncelikle rehin edilecek (ipotek edilecek) gayrimenkulün maliki ile alacaklı arasında bir anlaşma (rehin sözleşmesi) yapılmış olması ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 856. maddesi uyarınca hukuki sonuç doğurabilmesi için de tapu siciline tescil edilmesi gerekir.
Medeni Kanunun 881/1 maddesi uyarınca, bir alacağa teminat olmak üzere kurulan gayrimenkul rehninin mutlaka mevcut bir alacak için kurulması şart olmayıp, ileride doğabilecek veya doğma olasılığı olan herhangi bir alacağın temini içinde kurulabilir. Ancak Medeni Kanunun 851. maddesi uyarınca alacağın miktarının belli olmaması halinde alacaklının bütün istemlerini karşılayacak şekilde taşınmazın güvence altına alacağı üst sınır taraflarca belirtilir.
Somut olayda, davacılar miras bırakanı dava konusu taşınmazı alırken, borçlanılan satış bedeli için taşınmaz üzerine satıcı yararına usulüne uygun olarak ipotek koydurmuştur. Ancak ipotek bedelinin ödendiği kanıtlanamamıştır. İpotek akit tablosuna göre faizsiz konulan ipotek bedelinin depo edilmesi koşuluyla ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiştir.
İpotek şerhinin terkini için, bedelin ipotek akit tablosunda gösterilen şekilde ödenmesi zorunludur. Mahkemece de bedelin ödenmesine karar verilmiş ancak, bu bedel hükümden önce depo ettirilmemiştir. Bedelin hükümden önce depo ettirilmemesi ve bedel yatırıldığında ipotek şerhinin terkinine şeklinde, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 388. maddesine aykırı olarak koşullu hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine 04.04.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy