(818 S. K. m. 162) (3194 S. K. m. 32, 42)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 2.7.1999 gününde verilen dilekçe ile cebri tesbil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.11.2001 günlü hükmün Yargıtay'ca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı Sedat Baynal vekili duruşmasız olarak incelenmesi de davalı Mahmut Kaya tarafından istenilmekle, tayin olunan 8.4.2003 günü için yapılan tebligat üzerine gelen olmadı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yükleniciye ayrılan bağımsız bölümlerden çekişmeye konu olanının, 16.6.1997 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile yükleniciden satın alımına dayalı cebri tescil isteğine ilişkindir.
Mahkeme; davanın kabulüne karar vermiş, hükmü; davalı arsa sahibi vekili ile davalı yüklenici vekili temyiz etmişlerdir.
Borçlar Yasası'nda yer alan genel kurallara göre doğmuş veya doğmamış bir hak ve alacağın temliki mümkündür. Borçlar Yasasının 162. ve sonraki maddeleri hükümlerine göre alacaklının alacağını temlik etmesi halinde alacak, temellük eden kişiye geçer. Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmelerinden doğan yüklenici hak ve alacaklarının da belirtilen kurallar çerçevesinde yazılı olarak temliki mümkündür. Bu hükümlere göre yüklenicinin şahsi hakkını devralan kişi, onu, sözleşmecisi (akidi) olan yükleniciye ve arsa sahibine karşı ileri sürebilir. Ancak bu şekilde yapılacak temlik uyarınca üçüncü kişinin tesbil isteyebilmesi için, yüklenicinin arsa sahibine karşı olan edimlerini tümü ile yerine getirmiş olması gerekir.
Bilirkişi heyetinin rapor ve ek raporundan; binanın ruhsata aykırı yapıldığı, üçüncü, dördüncü, beşinci normal katlar ile çekme katın kaçak olduğu, bina tabanın projeye göre 50 metrekare büyük olduğu, belediyenin yıkım kararı bulunduğu anlaşılmaktadır. Ruhsata aykırılık olan yapıda bu aykırılığın giderilmemesi halinde ilgili idari mercii tarafından ruhsata aykırı binanın yıktırılacağı İmar Kanunun 32 nci maddesinde öngörüldüğü gibi aynı kanunun 42. maddesi de ruhsata aykırı bina yapımını imar suçu olarak kabul etmiştir.
3194 Sayılı İmar Kanunu Hükümleri kamu düzeni ile ilgili ve emredici nitelikte olup herkesi bağlar ve mahkemelerce de kendiliğinden gözönünde tutulur. Kamu düzenine ilişkin söz konusu hükümlere aykırı olarak bina yapılması durumunda yüklenicinin arsa sahibine karşı olan edimlerini yerine getirdiğinden söz edilemez. Ve yüklenicinin ardılı olan davacı lehine tescil kararı verilemez.
Bu hususlar gözardı edilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 08.04.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy