(743 S. K. m. 671)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 17.8.1999 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, olmaz ise geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 12.9.2002 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteminin pul yokluğu ve değerden reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı; kadim köy yolunun kadastroca, 280 ve 281 parsel sayılı taşınmazlar içinde ölçülerek davalı adına tespit ve tescil edildiğini, 282 parsel sayılı taşınmazına geçebilmek için bu yola ihtiyacının bulunduğunu ileri sürerek çekişmeli kısmın tapusunun iptali ile yol olarak sınırlandırılması, kabul edilmediği takdirde bu kısımdan 282 parsel sayılı taşınmazı lehine geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; kadim yol iddiası kanıtlanamadığından ve davacının korunacak bir üstün hakkı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Dava; kadastro öncesi kadim yol iddiasına dayalı tapu iptali ve yol olarak sınırlandırma, bu talep kabul edilmez ise geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm tesisi için yeterli değildir. Mahallinde yapılan keşifte davacıya ait 282 parsel sayılı taşınmaz ile genel yol arasında bağlantıyı sağlayan kadastrol yollar incelenmiş ve bilirkişi raporunda da yollar ile davacı ve davalıya ait taşınmazlar arasında yer alan su arkı ve arka paralel uzanan boşluk işaretlenerek gösterilmiş, ancak davacının kadim yol olduğunu ileri sürerek dava konusu ettiği 280, 281 parsel sayılı taşınmazlar içinde yer alan çekişmeli kısım keşifte yeterince incelenmemiş, yerel bilirkişi ve tanıkların bu yerin kadim yol olup olmadığı ve davacının geçit ihtiyacının bulunup bulunmadığı konularında bilgilerine başvurulmamış ve uzman bilirkişiden söz konusu parseller üzerinde çekişmeli yeri gösterir infaza elverişli rapor alınmamıştır. Yukarıda açıklandığı şekilde bir araştırma ve inceleme yapılmadan, sadece davalı taşınmazların dışında yer alan ve dava konusu olmayan ark, boşluk ve kadastrol yollar incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 12.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy