(1086 S. K. m. 74, 8, 423) (4721 S. K. m. 737, 983) (634 S. K. m. 1, 2, 3)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 15.8.2002 gününde verilen dilekçe ile el atmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair verilen 7.11.2002 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, kiracı sıfatıyla bulundukları dava konusu taşınmazda davalının da kiracı olduğunu, davalının, garajın kullanılmasına engel olacak şekilde giriş kapısının önüne beton-demir bloklar koyduğunu, garaj aydınlatması ile ilgili tesisatı elinde bulundurduğunu, sürdürdüğü faaliyet nedeniyle kullandığı makinelerden çıkan gürültünün rahatsızlık verdiğini, duvar ve tavanda su sızıntıları bulunduğunu belirterek, binanın ortak kullanım alanlarının yönetim planına uygun hale getirilmesini ve davalının müdahalesinin önlenmesi isteğinde bulunmuşlardır.
Mahkemece, uyuşmazlığın 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun uygulamasından kaynaklandığı, bu nedenle davaya bakmakla görevli mahkemenin sulh Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesi ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK.nun 74 ve devamı maddeleri ile 04.06.1958 tarih, 15/6 Sayılı İçtihadı Birleştirme kararı gerekçesinde de belirtildiği üzere, bir davada olayları anlatmak tarafların hukuki nitelendirmeyi yapmak ise hakimin görevidir.
Her ne kadar mahkemece, uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Kanunu'nun uygulamasından kaynaklandığı gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş ise de, dava dilekçesindeki anlatım ve aşamalardaki beyanlara göre dava, kiracılar arasında komşuluk hukukundan kaynaklanan el atmanın önlenmesi isteğine ilişkin olup dava dilekçesinde gösterilen değere göre de Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir.
Belirtilen nedenle, taraflarca sunulan tüm kanıtlar toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve hüküm bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de;
Mahkemece, görevsizlik veya yetkisizlik sebebiyle davanın reddi ve dosyanın görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmiş olması durumunda, yargılama giderleri ile avukatlık ücretine dair istemlerin görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkemece hüküm altına alınacağı 25.04.1945 tarih, 1944/7-1945/9 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğidir. Vekalet ücretinin hangi esaslara göre belirleneceği ise Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 8. maddesinde yer almış ve 19.09.1966 tarih, 1966/9-9 Sayılı İçtihadı Birleştirme kararında gösterilmiştir.
Davada kendini vekil ile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olması da doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının yatırana geri verilmesine 11.4.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy