(3402 S. K. m. 16) (743 S. K. m. 641) (4721 S. K. m. 715)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.11.2000 gününde verilen dilekçe ile yola müdahalenin önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 20.6.2002 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Sadullah Kaya tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı 22.11.2000 tarihli dilekçesi ile 1371 sayılı parseline bitişik olan ve kadastro paftasında belirlenen yola davalının müdahalesinin önlenmesini ve muhdesatın kal'ini istemiştir.
Davalı ve ayrıca mahkemenin ara kararı gereğince davaya dahil edilen davalı köy muhtarlığı davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, nizalı yolun bir bölümü davalı tarafından tarla olarak sürülmüş ise de, davacı taşınmazına ulaşan yolun kısmen açık olduğu gibi nizalı yolun eski köy yolu olup kullanılmadığı nedenleri ile davanın reddine dair verilen karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro paftasında belirlenen köy yoluna müdahalenin önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir. Köy sakini olan davacının 1371 sayılı parseline bitişik ve kadastro paftasında 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 16. maddesi ve Eski Medeni Kanunun 641, Yeni Medeni Kanunun 715. maddesi gereğince kamu malı niteliğinde yol olarak belirlenmiş taşınmazdan faydalanmasına davalıların engel oldukları 1.5.2002 tarihli keşif rapor ve krokileri ile sübuta erdiği sabit olup, davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde verilen kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 26.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy