(4721 S. K. m. 683)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.7.2000 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, karşı dava ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; her iki davanın da kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 9.10.2002 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve karşı davacı vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı köy, tapuda davalı adına kayıtlı 143 ada 1 parsel sayılı taşınmazın köy meydanına tecavüzlü olduğunu, özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek iptal ve terkin talebinde bulunmuştur.
Davalı ise, birleştirilen karşı davada; davanın reddi ile birlikte, davacının kaçak olarak taşınmazına tecavüzlü bina inşa ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve kal istemiştir.
Mahkemece, davacının tapu iptali ve terkine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 1 numaralı parselin dosya içerisindeki 11.3.2002 tarihli bilirkişi raporu ve krokisinde ( A ) ile gösterilen 57.66 metrekare kısmının tapu kaydının iptali ile "köy meydanı" niteliğinde haritasında gösterilmesine, karşı davanın da kısmen kabulü ile köy meydanı olduğuna karar verilen 57.66 metrekare yere davacı ( K.Davalı ) köyün elatmasının önlenmesine ve 23 metrekarelik tecavüzlü inşaatın kal'ine karar verilmiştir.
Taraf vekilleri ayrı ayrı hükmü temyize getirmişlerdir.
Dosya kapsamına, toplanan delillere, kararın dayandığı yasal nedenlere göre;
1- Davalı ( K.davacı ) S C 'un tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı K Köyü vekilinin temyizine gelince; Mahkemece verilen tapu iptali ve köy meydanına dahil edilmek üzere terkin kararı ile, davacı köyün yapmış olduğu binanın artık davalı ( K.Davacı ) S taşınmazına tecavüzlü olduğundan söz edilemeyeceği gibi davacı köyün inşa ettiği binanın Sağlık Ocağı olarak köy halkının hizmetine sunulmak üzere inşa edildiği ve komşu yararı amaçlandığı da gözetilerek bu bina ile ilgili olarak elatmanın önlenmesi ve kal kararı verilmesi yerinde olmadığından, davacı köyün bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle, BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 26.6.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy