(1086 S. K. m. 8/I, 45)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 7.6.2000 ve 19.9.2000 gününde verilen dilekçeler ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine davalar birleştirilerek yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 4.3.2003 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ile davalı vekili ve birleşen davanın davacısı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar Ali Aslan ve arkadaşları maliki bulundukları 43 parsel sayılı taşınmaza komşu 56 parsel sayılı taşınmaz maliki davalı İbrahim İpek'in elatmasının önlenmesini istemişlerdir.
Davacı Emine İpek ise ayrı bir dava ile maliki bulunduğu 57 parsel sayılı taşınmaza, komşu 43 parsel sayılı taşınmaz maliki olan davalıların ( ilk davanın davacılarıdır ) elatmalarının önlenmesini ve taşınmazına tecavüzlü ağaçların kalini istemiştir.
Her iki dava, aralarındaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle 18.7.2002 tarihinde birleştirilmiş, Mahkemece, taraflar arasındaki toplam ihtilaflı kısım ve üzerindeki muhdesatın değerine göre Sulh Hukuk Mahkemesinin görevini aştığından bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.
Hükmü davacılar ( birleşen dosyanın davalıları ) vekili ile davalı İbrahim İpek mirasçıları vekili ve birleşen dosyanın davacısı Emine İpek vekili temyize getirmiştir.
Birleştirilmesine karar verilen davalar ilk açılan dava dosyasında birleştirilir. Mahkeme, birleştirilen davaları birlikte inceleyip karara bağlar, yani davaların tahkikat safhası müşterektir. Ancak, birleştirilen davalar birbirinden bağımsızdır. Bu nedenle her iki davanın birleştirilerek görülmesi ve tek hükümle sonuçlandırılması, dava konusunun değerinin her iki davanın değerlerinin toplamı olarak kabulünü gerektirmez. Mahkemenin görevi birleştirilen her dava için ayrı ayrı belirlenir. Yani, müddeabihleri görev sınırından ( H.U.M.K. m.8,I ) az olan ve bu nedenle Sulh Hukuk Mahkemesinde açılmış olan davalar sonradan birleştirilirse, birleştirilen davaların müddeabihleri toplamı görev sınırını geçse bile Sulh Hukuk Mahkemesi görevsizlik kararı veremez, davalara ( birlikte ) bakmaya devam eder.
Bu açıklama ışığında somut olaya bakıldığında, mahkemece yerinde yapılan keşif ve inceleme sonucu, dava tarihleri itibariyle her iki davada dava konusunun değerinin ayrı ayrı görev sınırını aşmadığı ve mahkemenin davaya bakmakla görevli olduğunun anlaşılmasına rağmen, işin esasına girilerek taraf delilleri toplanıp oluşacak duruma göre bir karar verilmek gerekirken yazılı şekilde birleştirilen davaların değeri toplamına göre, görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; tüm temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, 8.5.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy