(1086 S. K. m. 91, 237)
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.3.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında murisin baba adının düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kesin hüküm nedeniyle reddine dair verilen 6.5.2002 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan 2000/566 esas sayılı izale-i şuyu davasında verilen yetki belgesine dayanarak dava konusu taşınmazlarda yanlış yazılan baba adının düzeltilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyize getirmiştir.
Dava, tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir. Taşınmazların kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soyisim, baba adı, doğum tarihleri gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur.
HUMK.nun 91. maddesine göre feragat iki taraftan birinin (davacının) istem sonucundan bir başka deyişle, dava dilekçesinde istemiş olduğu haktan tamamen veya kısmen vazgeçmesidir.
Kural olarak her davadan feragat etmek mümkündür.
Feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi halinde, aynı hakka ilişkin olarak yeniden dava açılamaz. Açılmış ise kesin hüküm sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Ancak, tapuda isim düzeltilmesi isteğine ilişkin davalar sicillerin doğru tutulmamasından kaynaklandığından ve sicillerin doğru tutulması kamu düzenine ilişkin bulunduğundan bu tür istemler vazgeçilmez haklardandır. Her zaman dava konusu yapılabilir.
Somut olayda, davacı 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2001/380-2002/190 sayılı dosyasında da, yine Sulh Hukuk Mahkemesinin 2000/566 esas sayılı dosyasında verilen yetki belgesine dayanarak aynı taşınmazlarda tapu maliki Emine Ü.'ın baba adının düzeltilmesini istemiş, yargılama aşamasında davadan feragat ettiğini bildirmiş, mahkemede feragat nedeniyle davanın reddine karar vermiştir. Ancak bu karar tarafların tamamına tebliğ edilmediğinden kesinleşmemiştir. Bu durumda HUMK.nun 237. maddesinde düzenlenen bir kesin hükümden söz edilemeyeceği, gibi halen derdest halde bulunan bu dosya için davalı tarafından süresinde yapılan bir derdestlik itirazı da yoktur.
Tapu kaydında kimlik bilgilerinin yanlış yazılması nedeniyle bunların düzeltilmesi istemiyle açılan davaların niteliği ve yapılan açıklamalar dikkate alındığında, böyle bir davadan daha önceden feragat edilmiş olması, aynı istemle yeniden dava açılmasına engel oluşturmaz. Bu nedenle tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda gösterecekleri delillerin toplanarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle ret kararı verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.5.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy