(406 S. K. m. 12, 14)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 8.8.2002 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen 4.2.2003 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraflar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 51 parsel sayılı taşınmazının bahçesine, davacı şirketin izinsiz olarak künk döşeyerek kablo geçirdiğini ve yine evinin duvarına demir borular monte ederek dağıtım kutusu koyup buradan telefon hattı dağıtımı yaptığını belirterek, bu müdahalelerinin önlenmesini, döşenen künklerin sökülmesini, bahçenin ve duvardaki boruların sökülerek eski hale getirilmesini istemiştir.
Davalı şirket, önlenmesi ve kal-i istenen işlemlerin 406 sayılı kanunun 12 ve 14. maddelerinde belirtilen sınırlar dahilinde ve standartlara uygun yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme, davalının 51 parsel sayılı taşınmazının 2.41 metrekarelik bölümüne beton künk döşemek suretiyle yapılan müdahalenin önlenmesiyle künklerin kaldırılmasına, bina duvarındaki boru, kablo ve dağıtım kutusuna yönelik istemin ise yapılan işlem 406 sayılı kanunun 12 ve 14. maddelerine uygun olmakla ve davacının kullanımını engellemediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanununun 14. maddesine göre şahıslara ait arazi içinde, emlak ve müessesenin haricinde kullanma ve yararlanmaya engel olmayacak biçimde tesisat yapılabilir. Bu maddede taşınmazlar iki ayrı guruba ayrılmıştır. Üzerinde bina ve benzeri eserlerin bulunduğu ve genelde emlak olarak nitelenen taşınmazlar, arazi diye nitelendirilen taşınmazlardan ayrı tutulmuştur. Araziler üzerinden veya altından hat geçirilmesi için idareye kolaylıklar sağlanarak, mülkiyet hakkı yasa ile kısıtlanmış iken, emlak ve sair eserlerin bulunduğu yapılı taşınmazlarda ise bunların kullanımını zorlaştıracak ve bozacak yakınlıkta dahi tesisat yapılamayacağını açıklar biçimde hüküm tesis etmiştir.
Somut olayda; davalı idarenin davacıya ait bahçesinin 2.41 metrekaresinde döşemiş olduğu künklerin yağmur suyu birikimine neden olarak zarar verdiği ve davacının bahçesini kullanımını engellediğinden, içerisinden telefon hattı geçirilen beton künklerin kaldırılmasına karar verilmiş olması doğru olduğundan davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyizine gelince; davacıya ait bina duvarına kutu yerleştirmek ve telefon hattı raptetmek 406 sayılı kanunun cevap verdiği ölçüyü aşan bir el atma olduğu ve bu yönde de boru kablo ve dağıtım kutusunun sökülmesine karar vermek gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz istemlerinin reddine, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, davacı vekili tarafından yatırılan temyiz harcının isteği halinde iadesine, 12.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy