(4721 S. K. m. 744) (743 S. K. m. 671) (1086 S. K. m. 388)
Dava: Davacı tarafından, davalılar aleyhine 17.2.2000 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 16.10.2002 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Celal tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava ile zorunlu geçit hakkı tesisi istenmiştir.
Dosya kapsamına, toplanan delillere ve mahkemece varılan takdire göre, davalı Celal'in aşağıda gösterilen nedenler dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacı taşınmazı lehine, davalı Celal'e ait 1116 sayılı parsel aleyhine tesis edilen geçit 1116 parselin kuzeyinden geçmektedir. Aynı yerde 1117 parsel sayılı taşınmaz aleyhine 1116 sayılı parsel lehine tesis ve tapuya tescil edilen 1 metre genişliğindeki su yolunun devamı bulunmaktadır. Davalı taşınmazında bulunan bu su yoluna zarar verilmeden yolun ne şekilde geçirilebileceği ve bunun için hangi önlemlerin alınması gerektiğinin hükümde açıklanmaması,
Ayrıca, zorunlu geçit hakkının tam bedel karşılığı kurulacağı yasada belirtilmiş ise de bunun zaman itibarı ile nasıl ödeneceği düzenlenmemiştir. Geçit bedelinin yatırılmasındaki süre itibariyle hükümde kararsızlık bulunması halinde, bundan aleyhine geçit tesis edilen taşınmaz malikleri zarar görür. Geçit bedelinin mahkeme kalemine veya herhangi bir tevdi makamına yatırılması ve kararın kesinleşmesiyle birlikte taşınmaz maliklerinin bu bedeli alabileceği yönünde HUMK 388. maddesine uygun şekilde hüküm kurulması gerekirken buna uyulmaması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, davalının yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 12.5.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy