(4721 S. K. m. 683) (818 S. K. m. 355) (1086 S. K. m. 237)
Dava : Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.2.2000 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, olmaz ise tazminat, karşı dava ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil talebinin reddine, tazminat talebinin kısmen kabulüne karşı davanın reddine dair verilen 24.10.2002 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ( karşı davacı ) vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, tapu iptali ve tescil, tazminat; karşı dava elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir. Arsa sahipleri ve yüklenici arasında düzenlenen 2.4.1992 tarihli Kat Karşılığı İnşaat sözleşmesi gereğince %50 arsa hissesinin yükleniciye verilmesi karşılığında dava konusu taşınmazda yüklenici tarafından her katta ikişer daire olmak üzere bodrum, zemin ve üç normal katlı bina yapılması ve arsa sahiplerine her kattan birer daire olmak üzere toplam beş adet bağımsız bölüm verilmesi, kalan dairelerin yükleniciye bırakılması kararlaştırılmıştır. Yüklenici hissesine düşen 1. normal kattaki 4 numaralı daire 5.7.1994 tarihli sözleşme ile davacıya satılmış, sözleşmede satış bedelinin ödendiği belirtilmiştir.
Davacı, arsa sahipleri ile yükleniciyi dava ederek dava konusu dairenin adına tescilini, tescil talebinin kabul edilmemesi halinde dava konusu dairenin rayiç değeri 7 milyar lira ile davacı tarafından ikmal edildiği ileri sürülen inşaatdaki %20 oranındaki noksanlığın bedeli 2 milyar lira olmak üzere toplam 9 milyar lira tazminatın davalılardan tahsilen karar verilmesini istemiştir. Davalı arsa sahipleri ise; bu dava ile birleştirilen karşı dava ile yükleniciden daire satın alan Mustafa aleyhine, davacı Mustafa'nın 4 numaralı daireyi 1995 yılından itibaren herhangibir hukuki nedene dayanmadan işgal ettiği gerekçesiyle elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinde bulunmuşlardır.
Z 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/172 Esas, 1998/964 Karar sayılı dosyasında daha önce görülüp sonuçlanan davada; yüklenici, arsa sahiplerini dava ederek aralarında düzenledikleri 2.4.1992 tarihli Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi gereğince inşaat yapılması kararlaştırılan 3203 ada 24 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesinin adına tescilini, arsa sahipleri ise karşı dava ile yüklenicinin edimini yerine getirmediği gerekçesiyle inşaat sözleşmesinin feshini talep etmişlerdir. Davacı Mustafa'da bu davaya müdahil olarak, yükleniciden satın almış olduğu dava konusu dairenin adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece; yüklenici tarafından inşaatın %21 oranında eksik bırakıldığı, arsa sahiplerinin bu nedenle yükleniciye ihtarname tebliğ ettirerek inşaat sözleşmesini feshettiklerini bildirdikleri, feshin yüklenici vekiline tebliğinden sonraki bir tarihte yüklenicinin durumu bildiği halde davacı Mustafa'ya dava konusu daireyi sattığı belirtilerek arsa sahiplerinin davasının kabulü ile inşaat sözleşmesinin feshine, yüklenici ile birlikte davada müdahil olarak yer alan davacı Mustafa'nın tescil talebinin de reddine karar verilmiş, karar temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.
Davalı arsa sahipleri; inşaat sözleşmesinin yüklenicinin kusuru nedeniyle geriye yürürlü olarak feshedildiğini, mahkeme kararı ile, feshin kesinleştiğini, artık sözleşme gereğince bağımsız bölüm isteme hakkı bulunmayan yüklenicinin halefi olan davacının arsa sahiplerine karşı talepte bulunamayacağını, ayrıca 1994/172 Esas, 1998/964 karar sayılı dosyada verilen red kararının davacının tescil talebi yönünden kesin hüküm teşkil ettiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalıların savunması doğrultusunda davacının tescil talebinin reddine, arsa sahipleri aleyhine açmış olduğu tazminat talebinin reddine, yüklenici hakkındaki tazminat talebinin kısmen kabulü ile 7.492.575.000 Lira tazminatın yükleniciden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Davalı arsa sahiplerinin elatmanın önlenmesi ve tazminat taleplerinin ise; davacı Mustafa'nın dava konusu taşınmaz üzerindeki tasarrufunun yüklenici ile yapmış olduğu satış sözleşmesine dayandığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Davacı Mustafa ile davalı arsa sahipleri hükmü temyize getirmişlerdir.
Dosya kapsamına, toplanan delillere ve kararın dayandığı yasal nedenlere göre;
1-Davacı Mustafa vekilinin tescil talebi ile reddedilen tazminat kısmına yönelik tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Karşı davacılar İbrahim ve Ayşe vekilinin temyizine gelince;
Mahkemece, dosya içerisindeki belge ve delillerin incelenmesi sonucunda; yüklenicinin arsa sahipleri ile aralarında düzenledikleri inşaat sözleşmesinin feshinden sonra dava konusu daireyi davacıya satmış olması, gerek 1994/172 Esas, 1998/964 Karar sayılı dosyada kesinleşen dava dosyasında, gerekse bu davada, davacının tescil talebinin tartışılarak reddine karar verilmesi karşısında, arsa sahiplerinin mülkiyet hakkı artık kesinlik kazandığından davalı ( karşı davacıların ) elatmanın önlenmesine ilişkin taleplerinin kabulü, ecrimisil yönünden de tarafların göstereceği deliller incelenip değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2-Davalı-Karşı Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 2.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy