(743 S. K. m. 618)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.6.1997 tarihinde verilen dilekçe ile meraya elatmanın önlenmesi ve kadastro tesbitinin iptali istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 14.11.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca, duruşmalı olarak tetkiki davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin edilen 8.4.2003 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. Hüseyin Cahit Yıldırım ile karşı taraftan davalı Döşeli Köyü vekili Av. Alpay Hoş ve davalı Hazine vekili Av. Gülderen Şahin geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Köprücük Köyü vekili; kadim meraları olan 100 parsel s. taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tespit edilip intifa hakkının da davalı köylere bırakıldığını belirterek 100 parsel s. meranın kadastro tesbitinin iptali ile davacı köy merası olarak tespit ve yazımını, davalı köylerin elatmasının önlenmesini istemiştir.
Mahkeme; keşif sonucu dava konusu yerin 16 s. parsel kapsamında kaldığının anlaşıldığını, davacının ise 100 s. parsel için dava açtığını, 2001/240 esas s. dosyada 16 s. parsel için açılan davanın hakdüşürücü süre sebebiyle reddedildiğini belirterek niza konusu olmadığından bahisle 100 parsel s. taşınmaza ait davanın reddine karar vermiştir.
Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Keşif sonu sunulan fen elamanı raporunda dava konusu kısmın 16 s. parsel içerisinde kaldığı, yanlış parsele dava açıldığı bildirilmiş ise de; davacı vekili bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, 2001/240 Esas s. dosyada 16 s. parsel için de dava açtıklarını bildirmiş, davaların birleştirilmesini istemiştir.
Aynı taraflar arasında 2001/240 esas s. dosyada 16 s. parsel için açılan dava, hakdüşürücü süreden bahisle reddedilmiş ise de, hakdüşürücü sürenin uygulama yeri olmaması sebebiyle kararın bozulduğu, dosyanın derdest bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacı vekili ısrarla 100 s. parseli de dava ettiğini açıkladığına, dava ettikleri yerin hem 100 s. parseli hem de 16 s. parseli kapsadığını ileri sürdüğüne göre yeniden keşif yapılarak uyuşmazlığa konu yerin tam olarak tesbiti, şayet dava dilekçesinde parsel numarası yanlış bildirilmiş ise maddi hatanın her zaman düzeltilebileceğinin düşünülmesi, eğer nizalı yer her iki parsele de ait bulunuyorsa davalar arasındaki fiili ve hukuki irtibat gözetilerek birleştirme hususunun düşünülmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde iadesine, 275.000.000 TL. duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 10.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy