(4721 S. K. m. 747)
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.6.1998 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davalı Mehmet aleyhindeki davanın kabulüne, diğer davalı yönünden davanın reddine dair verilen 13.3.2003 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı Mehmet vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davacı vekili ve davalı Mehmet vekili temyize getirmiştir.
Dosya kapsamına, toplanan delillere göre, davacı vekili ile davalılardan Mehmet vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Geçit bedeli olarak zemin ve üzerindeki muhdesatın değeri ile birlikte geçit yerinin ana yola ulaşım da elverişli hale getirilmesi için yapılması gerekli olan hafriyat ve merdiven bedellerinin de geçit bedeline ilave edilerek davalıya ödenmesine karar verilmesi doğru değildir. Bu gibi işler lehine geçit hakkı kurulan taşınmaz malikinin giderini karşılayarak yapacağı işler olup, artık hafriyat ve merdiven bedelinin davacıdan alınıp davalıya verilmesi sebepsiz zenginleşmeye neden olur. Açıklanan nedenle davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir.
Diğer taraftan, bozma kararımızda; davacı vekilinin davalıya ait parselden yaya olarak geçmek üzere geçit hakkı kurulmasını istediğine ilişkin beyanı gözetilerek, bu şekilde kullanıma uygun genişlikte geçit yeri belirlenmesi gerektiği hususuna değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulmakla birlikte, kabul edilen geçit yerinin eninin 2 metre olarak hesaplandığı görülmüştür. Bu genişlikteki bir geçit yerinin dahi yaya olarak geçmek suretiyle kullanım için fazla olduğu açıktır. O halde davacının talebi ve bozma kararımızda belirtilen hususlar gözetilerek buna göre yaya geçişine uygun genişlik saptanıp, bu yerden geçide hükmedilmesi gerekir. Davalı vekilinin temyiz itirazı da açıklanan bu nedenle yerinde görülmüş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde iadesine, 19.9.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy