(743 S. K. m. 935) (4721 S. K. m. 1027) (1086 S. K. m. 179)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 31.10.2002 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 27.2.2003 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili 31.10.2002 tarihli dilekçesi ile dava konusu 1886 parsel sayılı taşınmazın kadastro mahkemesinin 1991/22-77 tarihli kesinleşmiş hükmü ile davacı adına tescil edildiğini, ancak tapuda anne-baba adı ve doğum tarihinin yazılmadığını, bu konudaki tavzih isteminin kadastro mahkemesince hükmen icra edilmiş olması nedeni ile reddedildiğini beyanla tapuda isim tashihi istemiştir.
Davacı vekili 22.1.2003 tarihli dilekçesi ile dava konusu 1886 sayılı parselin hükmen ifraz sonucu 4810 parsele dönüştüğünü beyanla bu parselde düzeltme istemiştir.
Mahkemece, davacı vekilinin ıslah dilekçesinin davalı tarafından kabul edilmediği gibi dava ettiği parsel numarası ile ıslah ettiği parsel numarası birbirinden tamamen farklı olup maddi hatanın söz konusu edilemeyeceği nedenleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili kararı temyiz etmiştir.
Dava, eski Medeni Kanunun 935, yeni Medeni Kanunun 1027 maddesi gereğince tapuda isim tashihi isteğine ilişkindir. HUMK. nun 179/3. maddesi gereğince davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıalar davanın temeli olup, bu vakıalar davanın sınırını çizer. Somut davada dava dilekçesinde talep dayanağı olan vakıalar gösterilmiş olup bu vakıaların oluş tarihine ve sırasına göre dava konusu edilen 1886 parsel sayılı taşınmazın hükmen ifraz edilerek 4810 sayılı parsele dönüştüğü, idarenin cevabı ve ekli tapu kayıtları ile sabit olduğuna göre davanın konusu olan taşınmaz değiştirilmiş sayılamaz. Bu nedenle 4810 parsel sayılı taşınmaz yönünden davaya devam edilerek davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tesis edilen kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 23.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy