(1086 S. K. m. 74, 240)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 31.10.2002 gününde verilen dilekçe ile yargılamanın yenilenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 25.12.2002 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Bahadır Özgen, kardeşi Salih Arpat Özgen'den annesine ait 7 parseldeki miras hissesini 3.3.1998 tarihli gayrimenkul satış vaadi senedi ile satın almış ve bu sözleşmeye dayanarak ferağa icbar davası açmıştır. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2001/47-86 sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilerek, Salih Arpat Özgen'in 7 parseldeki 75/320 miras hissesinin iptali ile Bahadır Özgen adına tesciline karar verilmiştir. Bu karar Dairemizden onanarak kesinleşmiştir.
Şimdi, o davanın davalısı Salih Arpat Özgen, 3.3.1998 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile sadece annesinden kendisine kalan miras hissesini satış vaadinde bulunduğunu, oysa satıştan daha sonra vefat eden babasından kendisine kalması gereken hissenin de iptal edilerek davacı Bahadır adına tescil edildiğini, satış vaadinden hemen sonra vekil olarak atadığı Gülnur Güllüler'i azlettiğini ve bu nedenle Bahadır'a yapılan satıştan da vazgeçildiğini belirterek, Sulh Hukuk Mahkemesinin 2001/47-86 sayılı kararının kaldırılarak yargılamanın yenilenmesini istemiştir.
Mahkeme, yeni bir belgenin sunulmadığı ve hisse oranındaki maddi hatanın da tavzih yolu ile düzeltilmesi gerektiğinden bahisle davanın reddine karar vermiştir.
Hükmü Salih Arpat Özgen vekili temyizi getirmiştir.
H.U.M.K. 74. maddesine göre bir davada olayları anlatmak taraflara hukuki nitelemeyi yapmak ise hakime aittir. Bu nedenle, her ne kadar davacı istemini yargılamanın yenilenmesi olarak nitelemiş ise de aslında anlatış biçimine göre istem karar düzeltmeye yasal olanak bulunmayan bir Sulh Hukuk Mahkemesi kararının onanmasına ilişkin ilamdaki maddi hatanın düzeltilmesi istemine yöneliktir. Gerçekten H.U.M.K.440. maddesince Sulh Hukuk Mahkemesi kararları karar düzeltmeye tabi değildir. Ancak Sulh Hukuk Mahkemesi kararlarının Yargıtay denetimi sırasında hukuksal değerlendirme denetimi dışında, tamamen maddi olgulara yönelik, ilk bakışta yanılgı olduğu açık ve belirgin olup, her nasılsa inceleme sırasında gözden kaçmış ve bu tür bir yanlışlığın sürdürülmesinin kamu düzeni ve vicdanı yönünden savunulmasının mümkün bulunmadığı, yargılamanın sonucunu büyük ölçüde etkileyen ve çoğu kez tersine çeviren ve düzeltilmesi zorunlu maddi hataların düzeltilmesi istemlerinde Yargıtay'ın genel uygulaması baştan yapılmış açık maddi hataların düzeltilmesinin kabulü yönündedir.
Somut olaya bu açıdan bakıldığında; Salih Arpat Özgen 3.3.1998 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile kardeşi Bahadır'a 7 parseldeki tüm miras hak ve hisselerini satmayı vaad etmiştir. Sözleşmenin düzenlendiği sırada 7 parsel tarafların murisi anneleri Semiha Özgen adına kayıtlıdır. Salih Arpat Özgen annesinden kalan miras hissesini satmayı vaad etmiştir. Sözleşme tarihinde babası Selahattin sağ ve o da eşinden dolayı mirasçıdır. Selahattin Özgen 31.2.2000 tarihinde, sözleşmeden sonra vefat etmiş ve tarafları mirasçı bırakmıştır. Gayrimenkul satış vaadi alacaklısı Bahadır 2001 tarihinde ferağa icbar davası açmış ve bu dava sonucunda davaya dayanak yapılan sözleşme uyarınca Salih Arpat Özgen'in tapudaki tüm hissesi iptal edilerek tescile karar verilmiştir. Oysa muris Semiha'nın dosya içinde bulunan veraset ilamına göre 320 pay olarak belirlenen mirasının, satış vaadi sözleşmesi yapıldığı tarih itibariyle 1/4'ü olan 80 pay eşi Selahattin'e ve kalan 240 payda dört çocuğuna 60 şar hisse olarak kalmıştır. Satıcı Salih annesinden intikal eden 60 payını satmıştır. İptaline karar verilen 15 pay daha sonra vefat eden babası Selahattin'in ölümü ile kendisine intikal ettiğinden ve satışı yapılan hissenin dışında kaldığından iptali doğru değildir. Bu nedenle, denetim sırasında gözden kaçan ve baştan yapılmış mevcut maddi hatanın düzeltilmesine karar vermek gerekir iken yazılı gerekçelerle reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün BOZULMASINA, istek halinde harcın yatırana iadesine, 30.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy