(2981 SK m. 10/c)
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 28.4.2003 gün ve 2003/1084-3363 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Davacı, dava dışı Harun Gürel ile birlikte kağıthane 18 sayılı parselde 400 metrekarelik kısım için tapu tahsis belgesi aldıklarını, üzerlerine düşen edimleri yerine getirdiklerini tapu almak için gereken koşulların gerçekleşmesine rağmen davalı idarenin tapuda ferağ vermediğini belirterek, tapu tahsis belgesine göre ıslah imar uygulaması sonucu 11 parsel numarası alan taşınmazda lI2 payın iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, tapu tahsis belgesinin mülkiyet hakkı doğurmayacağını ve dava nın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme dava konusu II parsel sayılı taşınmazın 200/536 hissesinin iptali ile davacı adına tesciline, 336/556 hissesinin belediye uhdesinde bırakılmasına karar verilmiştir. Bu hüküm davalı idare tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizce onanmıştır.
Davalı idare vekili bu onama kararına karşı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Davacı dayanağı tapu tahsis belgesi 400 metrekarelik kısımda davacı ile dava dışı Harun Gürel adına 1/2 şer hisse olarak verilmiştir. Dava konusu yerde ıslah imar uygulaması yapılmış ve nizalı yer 11 parsel numarasıyla davalı adına tapuya tescil edilmiştir. Tapu tahsis belgesi ile verilen yerin bedeli tapu tahsis belgesi sahiplerince ödenmiştir. Tapu tahsis belgesi uyarınca verilen yerde tapu almak için gereken koşulların davacı lehine oluştuğu dosya kapsamından ve delillerden anlaşılmaktadır. Ancak tescil için yasal koşullar oluşmasına rağmen ıslah imar uygulaması sırasında 3290 Sayılı Yasa ile değişik 2981 Sayılı Yasanın 10/C-2. maddesi gereğince tahsise konu yerde uygulanan düzenleme ortaklık payının davacıyı bağlayıcı nitelikte olduğu dikkate alınarak, düzenleme ortaklık payı kesilip kesilmediği, kesilmişse bunun hangi oranda olduğu belirlenerek bu oran da tahsis miktarından indirim yapılarak kalan miktar üzerinden tescile karar verilmesi gerekirken mahkemece bu hususta bir inceleme yapılmamış olması doğru olmadığından hükmün bu yönden bozulması gerekirken Dairemizce zuhulen onandığı anlaşılmakla, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin bu yönden kabulüne ve Dairemiz onanma kararının kaldırılarak hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenle davalı vekilinin yerinde görülen karar düzeltme isteminin kabulüne Dairemizin 28.4.2003 tarih 2003/1084-3363 sayılı onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkemenin 28.11.2002 tarih 2002/7262002/1772 sayılı kararının açıklanan nedenle BOZULMASINA, karar düzeltme isteyenin peşin yatırmış olduğu ret harcı ile temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 30.6.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy