(4721 S. K. m. 995)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 6.8.2001 ve 27.8.2001 gününde verilen dilekçeler ile tapu iptali ve tescil, karşılık davada ise ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, karşılık davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, dair verilen 1.4.2003 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı (karşı davacı) vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların, davacının ölen oğlu Mehmet'in eşi ve çocukları olduğunu, dava dışı kooperatifteki hisseyi davacı Necati ve oğlu Mehmet'in yarı yarıya satın alıp bedelini de bu şekilde ödediklerini, tapu alınmadan oğul Mehmet'in öldüğünü, davalı Gülşen'in veraset ilamı olarak kooperatife ibraz ettiğini ve nizalı daireyi Mehmet mirasçıları olan davalılar adına tescil ettirdiğini, taşınmazda halen davacının oturduğunu belirterek, tapu kaydını iptali ile 1/2 payının davacı adına tescilini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuş, karşılık davasında ise birikmiş üç aylık 750 milyon TL. ecrimisil ile sonraki aylar içinde aylık 250 milyon TL kira bedelinin yasal faizi ile birlikte karşı davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, karşı davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmü davalılar (karşı davacılar) vekili temyize getirmiştir.
Dosya kapsamına, toplanan delillere göre davalılar (karşı davacılar) vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi gerekmiştir.
Karşı dava yönünden, mahkemece bilirkişi raporuna göre hesaplanan bedelin yarısı olan 232 milyon TL ecrimisilin karşılık davalılardan tahsiline karar verilmiş ise de, dava tarihinde ve öncesinde taşınmaz davalılar (karşı davacılar) adına tapuda kayıtlıdır ve davacının bu yerde oturmak suretiyle kullandığı hususunda da bir uyuşmazlık yoktur. O halde mahkemece, saptanan ecrimisilin tamamına hükmedilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme sonucu yarısının tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar (karşı davacılar) vekilinin yerinde görülen temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 07.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy