(2981 S. K. m. 10/C-2, 18/b-C)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 2.5.2001 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.12.2002 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 2.5.2001 tarihli dilekçesi ile davalı Hazine adına kayıtlı 34 parsel sayılı taşınmazda davacıya 385 metrekare miktarındaki bölümün 16.4.1985 tarihli tapu tahsis belgesi ile hazine tarafından davacıya tahsis edildiği, 14.6.1994 tarihinde 2981 sayılı kanuna göre yapılan imar uygulamasında bu taşınmazın 10329 ada 13 parsel sayılı taşınmaza revizyon görüp 351.22 metrekare miktarı ile Hazine adına tescil edilip tapunun beyanlar hanesinde davacının tahsis şerhinin tapuya işlendiği ve satış bedelinin ödendiği beyanla tapu iptal ve tescil istemiştir. Davalı Hazine vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne, 13 sayılı parselin iptalen davacı adına tesciline dair verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.Dosya kapsamına, toplanan delillere göre davalı Hazine vekilinin aşağıda belirtilen neden dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
İmar parselinin oluşturulması sırasında, şuyulandırmaya tabi tutulan parselde 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasanın 10/C-2 ve 18/b-C maddesi uyarınca kesilen düzenleme ortaklık payının davacıyı da bağlayıcı nitelikte olduğu dikkate alınarak; tahsise konu yerde düzenleme ortaklık payı kesilip kesilmediği tespit edilmeli, kesilmiş ise uygulanan oran saptanmalı ve tahsis miktarından bu oranda indirim yapılarak kalan miktarın tesciline karar verilmelidir. Somut davada davacının 385 metrekarelik tapu tahsis miktarına rağmen 351.22 metrekarelik yer verilmiş ise de düzenleme ortaklık payının hesap edilerek tamamının düşülmediği anlaşılmaktadır.
Bu nedenle davacının tescil isteğinin dayanağını oluşturan tapu tahsis belgesi hukuken geçerliliğini korumakta olup tescil için yasal koşullar gerçekleşmiş ise de şuyulandırma sınırında uygulanan düzenleme ortaklık payının belirlenerek tahsis edilen miktardan aynı oranda indirim yapıldıktan sonra kalanın davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken bu hususun gözetilmeyerek noksan araştırma ve incelemeye dayanılarak hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, 10.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy