(4721 S. K. m. 683, 719) (3194 S. K. m. 18) (3402 S. K. m. 20)
Dava : Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.2.2002 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 3.4.2003 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Kamil tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, imar uygulaması sonucu oluşan parsellerden davacı adına kayıtlı 8 numaralı parselin haritasındaki yüzölçümünün tapu kaydında belirtilen miktarından az olması, davalılardan Rüstem adına kayıtlı 10 numaralı parselin ise tapu kaydına belirtilen yüzölçümünün haritasındaki miktardan fazla olması nedeniyle, davalılara ait 9 ve 10 numaralı parsellerin davacı parseline tecavüzlü olduğu iddiasına dayalı elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, tapu kayıtlarındaki miktarlar esas alınmak suretiyle, 9 parsel sayılı taşınmazın davacının 8 numaralı parseline 7 metrekare tecavüzlü olduğu kabul edilerek elatmanın önlenmesine, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmaz maliklerinin kendi aralarında müdahalenin meni davası açmakta serbest olduklarına, Tapu Sicil Müdürlüğü ve G Belediye Başkanlığı hakkındaki davaların husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, davalılardan 9 numaralı parselin maliki Kamil hükmü temyize getirmiştir.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 719.maddesi hükmüne göre; taşınmazın sınırları, tapu planları ve arz üzerindeki sınır işaretleriyle belirlenir. Tapu planları ile arz üzerindeki işaretler birbirini tutmazsa, asıl olan plandaki sınırlardır.3402 sayılı Kadastro Kanununun "kayıt ve belgelerin kapsamını tayin" başlıklı 20/A maddesinde; kayıt ve belgeler, harita, plan ve krokiye dayanmakta ve bunların yerlerine uygulanması mümkün bulunmakta ise, harita, plan ve krokideki sınırlara itibar olunacağı belirtilmektedir.
Dosya içerisindeki bilirkişi raporlarında; 3194 sayılı İmar Kanununun 18.maddesi uygulaması sırasında 854 numaralı adanın parsel alanları toplamının 5385 metrekare olduğu, bu adadaki 17 adet parselin ölçü krokisi ve zemine göre hesaplamalarının yapıldığı, 8 ve 10 numaralı parseller arasında tapu miktarı ile ölçü krokisine göre yapılan hesap sonucu 16 metrekarelik bir fark oluştuğunun tespit edildiği, bu miktarın hata sınırı üzerinde bulunduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi raporlarında, 8 numaralı parselin 7 metrekaresinin 9 numaralı parsele, 9 numaralı parselin 7 metrekaresinin ise 10 numaralı parsele kaydığı belirtildiğinden mahkemece bilirkişi raporlarındaki öneriler doğrultusunda, davacının taşınmazındaki 7 metrekare noksanlığı öncelikle 9 numaralı parselin maliki Kamil'den, Kamil'in de 10 numaralı parselin maliki Rüstem'den satın almaları gerektiği belirtilmiş ancak Rüstem ve Kamil'in parsellerindeki fazlalıkları satmayı kabul etmedikleri gerekçede belirtilerek sonuçta; davacının 8 parsel sayılı taşınmazına davalı Kamil in 7 metrekarelik müdahalesinin menine, davalılar Kamil ve Rüstem'in kendi aralarında müdahalenin meni davası açmakta serbest olduklarına dair karar verilmiştir.
Dosya kapsamına, toplanan delillere göre; mahkemece dava konusu taşınmazların harita ve planları ( davaya konu olayda imar haritaları ) esas alınarak uyuşmazlığın çözülmesi gerekirken, bu konudaki yasa hükümlerine aykırı olarak tapu kayıtlarındaki yüzölçümlerine itibar edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 20.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy