(1086 S. K. m. 74, 75)
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 19.3.1999 gününde verilen dilekçe ile meraya müdahalenin önlenmesi ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; meraya müdahalenin önlenmesi davasının, Erhan yönünden kesin hüküm nedeniyle, diğer davalılar yönünden davanın ispat edilemediği nedeniyle REDDİNE, tazminat davasının Erhan yönünden KISMEN KABULÜNE, tazminat davasının diğer davalılar yönünden REDDİNE, davalı K. H. Genel Müdürlüğü yönünden 3533 Sayılı Yasaya tabi olması nedeniyle TEFRİKİNE dair verilen 22.9.2000 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili ve davalılar Erhan-Seyit-Metin vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne tebligat gideri verilmediğinden davalılar vekilinin duruşma isteminin REDDİNE, karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar
Davacı Hazine vekili 19.3.1999 tarihli dilekçesi ile 2460 parsel sayılı mera niteliğindeki taşınmaza davalıların müdahalesinin önlenmesini ve meranın eski hale getirilme tazminatının davalılardan müteselsilen tazminini istemiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve davalı K. H. Genel Müdürlüğü yönünden 3533 sayılı Tahkim Yasasına göre davanın tefrikine dair verilen karar, davacı Hazine vekili ile bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, mera niteliğindeki taşınmaza müdahalenin önlenmesi ve tazminat isteğine ilişkindir. HUMK. 74. maddesi gereğince mahkeme, davacının talep ettiğinden fazlasına hüküm veremez. Bu nedenle davacının hangi davalının neye mahkum edilmesini istediğini açık ve noksansız olarak dava dilekçesinin talep sonucunda bildirmesi gerekir. Talep sonucu açık değilse mahkeme davacıya talep sonucunu HUMK. 75/II maddesi gereğince açıklattırması gerekir.
Bu nedenlerle mahkemece davacı Hazineye dilekçesinde kimlerin nerelere ve ne miktarda el attıkları konusunda dava dilekçesini tavzih ettirmesi, gerekirse bu yolda davalıların her birinin ruhsatlı alanlarının mera parseli içinde kalan uzantılarının tespiti ile müdahale edildiği iddia edilen yerlerde bu ruhsatlı alanların dışında mera parselinde kalan uzantılarının saptanması suretiyle durumun değerlendirilip bir sonuca gidilmesi, tazmin istemlerinin de bu incelemeler sonucuna göre ayrıca değerlendirilmesi ve dava dilekçesinde dayanılan 1995/263 esas, 291 karar sayılı dosyanın ve 1996/195 esas, sayılı delil tespit dosyasının keşfen uygulanıp değerlendirilmesi suretiyle bir sonuca varılması gerekirken yazılı şekilde tesis edilen hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazine vekili ve bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 22.9.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy