(4721 S. K. m. 683)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.3.1996 ve 25.12.1996 gününde verilen dilekçeler ile hisseye vaki elatmanın önlenmesi ve muarazanın giderilmesi, birleşen davada senet iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davaların kabulüne dair verilen 16.11.2001 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, ortak miras bırakana tahsis edilen afet evinden, miras payına düşen kesime elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacının temyizi üzerine Dairemizce 31.1.1997 tarihinde belirtilen nedenlerle bozulmuştur. Bozmaya uyularak yargılamaya devam ederken, bu kez davacının davalılar aleyhine açmış olduğu satış senedinin iptali olmadığı takdirde tenkis istemli dava ile eldeki bu davanın birleştirilmesine karar verilmiş ve her iki dava birlikte görülmüştür.
Mahkeme davanın kabulüne, davalıların dayanağı satış senedinin iptaline ve birleşen davanın da kabulü ile elatmanın önlenmesine karar vermiş, hükmü davalılar vekili temyize getirmiştir. Davacı, ortak miras bırakan annesi Zeynep'e tahsis edilen afet konutunun, ölümünden sonra davalılarca kullanıldığını, kendi miras payına düşen kesimin kullandırılmadığını ileri sürerek, miras payına elatmanın önlenmesini istemiştir.
Birleşen davada ise davacı Musa, davalıların dayanağı olan 13.3.1991 tarihli satış senedinin iptalini, olmadığı takdirde tenkis kararı verilmesini istemiş, her iki dava 15.4.1999 tarihli karar ile birleştirilmiştir.
Davacı, senet iptali davasında, senetteki parmak izinin murise ait olmadığını, sözleşme tarihinde 77 yaşında olması nedeniyle murisin işlem yapma yeteneğine sahip bulunmadığını da ileri sürmüş, ancak dosya kapsamına ve mevcut delillere göre bu iddia ısbatlanmamıştır.
Tarafların ortak miras bırakanı Zeynep adına tahsis edilen nizalı afet konutuna ilişkin hakkını torunları olan davalılara 13.3.1991 tarihli yazılı belge ile satıp teslim etmiştir. Afet kadastrosunca adına tahsis yapılan kişinin, bu hakkını yazılı belge ile başkasına temliki geçerli olduğu gibi, zilyetlik hükümlerine göre de bu hakkın devri mümkündür. Davalıların dayanağı ve iptali istenen satış senedi usulüne uygun olarak düzenlenmiş bir senet olduğundan geçerlidir. Şu duruma göre, mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; davacı nizalı afet konutundan miras payına ilişkin elatmanın önlenmesini istediği halde, talep aşılamak suretiyle taşınmazın tamamına elatmanın önlenmesine karar verilmiş olması da keza doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 26.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy