(4721 S. K. m. 718/2, 724)
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 6.6.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.4.2003 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Davacı, davalıya ait taşınmaz üzerinde davalının onayı ile su kuyusu yaptığını belirterek Medeni Kanunun 724. maddesi uyarınca tapunun iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı, kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkeme davanın kabulüne karar vermiş hükmü davalı temyize getirmiştir.
Medeni Kanunun 718/2 maddesine göre, arazi üzerindeki mülkiyetin kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar girer. Medeni Kanunun 724. maddesinde bu kuralın istisnalarından biri düzenlenmiş olup, zemin ile üzerindeki yapı arasındaki bağlantı kesilmiş ve madde hükmünde belirlenen koşulların oluşması halinde yapı sahibine üzerinde bulunduğu taşınmaza malik olabilme olanağı tanınmıştır.
Medeni Kanunun 724. maddesinde bahsedilen yapının bina niteliğinde haiz olması gerekir. Yasada bahsedilen binadan amaç, temelli ve devamlı kalması maksadıyla yapılan barınılan içinde çalışılan az çok kapalı tesislerdir. Davacının davalı taşınmazına yaptığı su kuyusu yasada amaçlanan yapı özelliklerine sahip olmadığından davanın reddi gerekirken bu husus dikkate alınmaksızın kabul kararı verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı hükmün (BOZULMASINA), peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 8.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
KAYNAK:YKD
SAYI:OCAK 2004-1
Full & Egal Universal Law Academy