(4721 S. K. m. 794, 795)
Dava : Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 30.3.2000 gününde verilen dilekçe ile intifa hakkına ilişkin şerhin iptali, karşı davacı tarafından verilen dilekçe ile de elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davacıların isteminin kabulüne, davalı-karşı davacının isteminin reddine dair verilen 24.3.2003 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı-karşı davacı Mustafa Dinç vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 21.10.2003 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı-karşı davacı Mustafa Dinç vekili Av. Erol Zeybekoğlu ve karşı taraftan davacılar-davalılar vekili Av. Baştuğ Çalışır geldiler. Açık duruşmaya başlandı.Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, murisleri adına kayıtlı iken kendilerine intikal eden dava konusu 5 parsel numaralı taşınmazda, davalı yararına kurulan intifa hakkına ilişkin sözleşmenin murisin iyiniyetinden yararlanılarak ve bedel ödenmeden tesis edilmiş olduğunu belirterek intifa hakkının kaldırılması isteğinde bulunmuşlardır.
Karşı davacı Mustafa Dinç ise, davalıların murisi Cem S. Ülkü ile 1984 yılından beri birlikte çalıştıklarını, Türkiye'nin ilk ziraat mühendislerinden olan Cem S. Ülkü'nün Atatürk'e verdiği sözü yerine getirmek amacıyla yürüttüğü çiçekçilik işinin devamı için 5 parsel numaralı taşınmazın intifa hakkını kendisine verdiğini, intifa hakkının kaldırılması için yasal koşulların da bulunmadığını, davalı-k.davacıların bu hakkını kullanmasına engel olduklarını belirterek elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuşlardır.
Mahkemece, davalı Mustafa Dinç'in 5.7.1999 tarihinde tesis edilen intifa hakkına ilişkin sözleşmede belirtilen bedeli ödeyecek gücünün bulunmadığı ve intifa hakkının herhangi bir bedel ödenmeden kurulduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, aynı nedenlerle karşı davacı Mustafa Dinç tarafından açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü karşı davacı Mustafa Dinç temyiz etmiştir.
Dava intifa hakkının kaldırılması, karşı dava ise intifa hakkına dayalı elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
İntifa hakkı, belirli bir gerçek ya da tüzel kişiye, hakkın konusunu oluşturan ve başkasına ait bir eşya üzerinde tam olarak kullanma ve yararlanma yetkisi veren, el değiştirebilme ve miras yoluyla da geçebilme olanağı bulunmayan bir ayni haktır. Bu hakkın içeriği yasa tarafından belirlendiğinden hakkın, yetkilerden sadece birinden oluşacağı konusunda bir anlaşma yapılamaz. Ancak, intifa hakkından doğan yetkilerin nasıl kullanılacağı kararlaştırılabilir.
Bir başka deyişle intifa hakkı, buna kaynak olan hukuk ilişkisinin düzenlenmesi sırasında taraflarca aykırı bir şart kararlaştırılmış olmadıkça, hakkın konusu olan şeyden tam ve sınırsız bir faydalanma hakkı sağlar.
Taşınmazlardaki intifa hakkı tescil ile kurulur. Konusu taşınmaz olan intifa hakkını kurma borcunu yükleyen sözleşmenin kamusal biçimde ( resmi biçimde ) düzenlenmesi gerekir. İntifa hakkının ayni hak olarak doğması ve varlığı için tescil gereklidir.
İntifa hakkının ortadan kalkması ise; taşınmazın büsbütün ortadan kalkması, intifa süresinin dolması, hak sahibinin kişiliğinin son bulması, kamulaştırma, cebri icra terkin ve mahkeme kararı ile olur. ( Mustafa Reşit Karahasan Türk Medeni Kanunu Eşya hukuku 1991 yılı Basımı Cilt:II, Sayfa:461-473 arası )
Somut olayda; dava konusu 5 parsel numaralı taşınmaz tarla niteliği ile S.Cem Ülkü adına kayıtlı iken 5.7.1999 tarihinde düzenlenen resmi sözleşme ile 57.600.000.000 TL bedelle ve 30 yıl süreli olmak üzere Mustafa Dinç lehine intifa hakkı tesis edilmiştir. Anılan sözleşme Tapu Sicil Müdürlüğünce düzenlenmiş olup, tapu maliki anılan sözleşmede intifa bedelini nakden aldığını beyan etmiştir.
Bilahare taşınmaz 30.3.2000 tarihinde düzenlenen ölünceye kadar bakım sözleşmesi uyarınca davacılara-K. Davalılara intikal etmiştir. Ne varki, ölünceye kadar bakım sözleşmesinde dava konusu 5 parselin çıplak mülkiyeti intifa hakkı ile yükümlü olarak davacılara intikal etmiştir.
Belirtilen nedenle davacılar, dava konusu taşınmazın çıplak mülkiyetinin sahibi olup, davalı lehine kurulan intifa sözleşmesi ile de bağlıdırlar. Resmi sözleşme de bedelin ödendiği belirtilmiş olup, önceki malikin halefi konumundaki davacıların bedelsizlik iddiasını aynı nitelikte bir belge ile kanıtlayamamış olmaları ve sadece davalının ödeme gücünün bulunmadığı yönündeki soyut iddiaları istemin kabulü için yeterli değildir. Kaldı ki, intifa hakkının sona ermesini gerektiren yasal koşullar da oluşmuş değildir.
Bu nedenlerle, davacıların intifa hakkının kaldırılmasına ilişkin istemlerinin reddine, karşı davacı Mustafa Dinç tarafından açılan ve intifa hakkına elatmanın önlenmesi isteğine ilişkin davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle; davalı-k.davacı Mustafa Dinç'in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının iadesine, 275.000.000 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak Mustafa Dinç'e verilmesine 21.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy