(1086 S. K. m. 432/IV)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.4.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında murisin adının düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.4.2003 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, hükmü davalı vekili bu tür davalarda yasal hasım olmaları nedeniyle aleyhlerine vekalet ücreti ve yargılama gideri yükletilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle temyize getirmiştir.
Davacı vekili bu aşamada yerel mahkemeye verdiği dilekçe de, hüküm de karar altına alınan yargılama gideri ve vekalet ücretini almayacaklarını, bu haklarından feragat ettiklerini bildirmiştir. Mahkeme davacı vekilinin bu beyanını dikkate alarak; davacı tarafından davanın kabulü nedeniyle lehlerine hüküm altına alınan vekalet ücreti ve yargılama giderini almaktan feragat etmesi sonucu davalının yerel mahkeme kararını temyiz etmekte hukuki yararı kalmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermiş, davalı vekili temyiz istemlerinin reddi hususundaki bu kararı da temyize getirmiştir.
Temyiz istemini reddetmek yetkisi kural olarak Yargıtay'a aittir. Ancak H.U.M.K.nun 432/IV. Hükmünde belirtilen iki istisnai durumda yerel mahkeme, temyiz isteminin reddine kendisi karar verebilir. Bunlar; temyiz isteminin yasal süre geçtikten sonra yapılmış olması veya temyiz edilmesi mümkün olmayan bir kararın temyiz edilmiş bulunması halleridir. Yerel mahkeme sadece bu iki durumda, temyiz isteminin reddine karar verebilir. Bu hallerin dışında kalan ve somut olayda olduğu gibi temyiz eden tarafın hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle temyiz istemini reddetmek gibi bir yetkisi olmadığından; yerel mahkemece 12.6.2003 tarihinde verilen temyiz isteminin reddi kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan kaldırılmasına karar verilerek, davalı vekilinin hükmün esası hakkındaki temyiz istemi incelenmiştir.
Dosya kapsamına, toplanan delillere ve mahkeme kararının dayandığı gerekçelere göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi davalarında, Tapu Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinden bu hususta verilen karar usul ve yasaya aykırı ise de, bu konu yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün aşağıda yazıldığı şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; mahkeme kararının hüküm fıkrasının 4.ve 6.numaralı bentlerinin hükümden çıkartılmasına ve yerine, "Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davanın niteliği gereği davacı üzerinde bırakılmasına ve yine davanın niteliği uyarınca vekalet ücreti takdirine yer olmadığına" cümlesinin yazılmasına, hükmün değiştirilmiş bu şekli ile H.U.M.K.nun 438/IV.maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Harçlar Kanunu 13/J maddesine göre temyiz edenden onama harç alınmasına yer olmadığına karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy