(1086 S. K. m. 193)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.7.1984 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal, mera olarak sınırlandırma ve elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 8.5.2003 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı köy, köylerine ait meranın kadastro tespiti sırasında davalılar adına tespit gördüğünü, bu tespitlerin iptali ile köyleri adına mera olarak sınırlandırılması istemi ile 10.7.1984 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesine dava açmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesi kadastro tespitinin kesinleşmediğinden söz ederek davaya bakma görevinin Kadastro Mahkemesine ait olduğunu vurgulamak suretiyle görevsizlik kararı vermiştir. Bu karar Dairemizce onanmış ve dosya Kadastro Mahkemesine gelmiştir. Bu kez Kadastro Mahkemesi taşınmazların aidiyetinin Asliye Hukuk Mahkemesince belirlenmesi gerekçesi ile dosyayı ayırarak görevsizlik kararı vermiştir. Bu karar tarafların temyizi üzerine 7.Hukuk Dairesince 5.2.2002 tarihinde onanmış ve davacı vekili 25.3.2002 havale tarihli dilekçe ile dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir. Bundan sonra davalı taraf karar düzeltme talebinde bulunmuş ve bu nedenle Kadastro Mahkemesinin görevsizlik kararı, karar düzeltme talebinin reddi sonucu 6.5.2003 de kesinleşmiş ve dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesi bu kez işin esasına girmeden, Kadastro Mahkemesine ait kararın kesinleşmesinden itibaren 10 günlük yasal süre içerisinde davacı ve vekilinin davanın devamı yönünden usulüne uygun dilekçe vermedikleri gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir. Şimdi bu karar davacı vekili tarafından temyize getirilmiştir.
Davacı vekilinin karar kesinleşmeden önce 25.3.2002 tarihinde yöntemine uygun biçimde başvuruda bulunarak yargılamanın görevli mahkemede devamını istediği anlaşılmaktadır. Süre başlamadan yapılan başvurunun kabul edilemezliğinden sözedilemez. Açıklanan nedenle gönderme dilekçesinin süresinde olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle yargılamaya devamla davanın esası hakkında bir karar vermek gerekir iken yazılı gerekçe ile açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 2.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy