(3194 S. K. m. 32, 43) (1086 S. K. m. 409, 429, 434)
Dava : Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.7.2001 gününde verilen dilekçe ile nüfus ve eşyadan tahliye istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 5.3.2002 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yerel mahkemece verilen bir nihai kararın Yargıtay'ca bozulması üzerine yapılacak işlemler HUMK.nun 429 maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükme göre; Yargıtay'ca bozularak mahalline gönderilen dosya esas defterine kaydedilerek yerel mahkeme kararına karşı karar düzeltme yolu kapalı ise, temyiz edenden HUMK.nun 434. maddesi uyarınca peşin alınmış olan gider kullanılmak suretiyle mahkeme kendiliğinden tarafları duruşmaya davet eder. Eğer mahkeme temyiz edenden temyiz sonucu gelecek kararın tebliğ için herhangi bir tebliğ gideri almamışsa, bu durumda bozma kararı üzerine tarafları duruşmaya çağırması için taraflardan birinin mahkemeye başvurması gerekir. Taraflardan birinin HUMK.nun 409 maddesinde belirtilen süre içinde başvurmaması halinde anılan maddedeki hüküm uyarınca işlem yapılır.
Bozmadan sonra tarafların duruşmaya daveti üzerine yapılan ilk duruşmada, mahkemece tarafların bozmaya uyulup uyulmaması konusundaki beyanları alınır. Tarafların görüşleri tespit edildikten sonra bozmaya uyulmasına ya da önceki kararda direnilmesine ilişkin yerel mahkemece bir karar verilir. Mahkemece bozmadan sonraki ilk duruşmada Yargıtay'ın bozma kararına uyulmasına karar verilmesi halinde mahkeme artık bu karar ile bağlıdır ve bozmaya uyma kararından dönerek direnme kararı veremez.
Bozmaya uyulmasına karar verilmesi halinde tarafların beyanı alınarak bozma kararı uyarınca işlem yapılması ve hüküm verilmesi gerekir. Verilen bu yeni hükme karşı taraflar temyiz yoluna başvurabilirler.
Mahkeme, bozma kararı üzerine yapılan duruşmada Yargıtay'ın bozma kararının doğru olmadığı kanısında ise önceki kararında direnebilir.Direnme kararı ile davadan elini çeker yani davayı yeniden sona erdirmiş olur.Taraflar dilerlerse, direnme kararını da temyiz edebilirler.
Somut olayda, yerel mahkemece verilen karar Dairemizce bozulmuştur. Yerel mahkemenin bozulan kararın Sulh Hukuk Mahkemesinden verilmiş olması ve davanın niteliği gereği bozma kararına karşı karar düzeltme yolu kapalı olduğundan mahkemenin tarafları duruşmaya davet ederek, bozma kararına karşı diyeceklerini sorup HUMK.nun 429. maddesi uyarınca işlem yapması gerekirken; mahkemece bu gereklilik yerine getirilmeden dosyanın esasa kaydı yapılarak duruşma açılıp taraflar duruşmaya çağırılmadan bozmaya uyulduğu gerekçeli kararda belirtilerek evrak üzerinde yapılan inceleme sonucu yeniden hüküm kurulmuştur. 429. maddede açıklanan usule uyulmadan yazılı olduğu şekilde işlem yapılarak karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bu yönden bozulmazı gerekmiştir.
Kabule göre ise; davalının projeye aykırı inşaatının yıkılabilmesi için konuttaki insan ve eşyanın tahliyesine karar verilmesi istemini içeren davaların, Sulh Hukuk Hakimlerince karara bağlanmasına olanak veren 6785 sayılı kanunun 3194 Sayılı İmar Kanunun 43/A maddesiyle yürürlükten kaldırılmış ve bu son yasanın 32/son maddesi de bu görevi Belediye Encümeni veya İl İdare Kurulu Kararını müteakip Belediye ve Valiliklere vermiştir. Adli Yargıda anılan hükme göre bu tür davaların görülmesi mümkün değildir. Böyle bir durumda hukuk mahkemesinin hangi idare mahkemesinin görevli olduğunu belirtme yetkisi yoktur. Davaya bakmakla hangi yargı yolunun görevli olduğunun belirtilmesi yeterlidir. Bu tür davalar adli yargıda görülemeyeceğinden davanın idari yargının görev alanına girdiği anlaşılmakla görev yönünden reddine karar verilmekle yetinilmesi gerekirken, hangi idari yargı organlarının görevli olduğuna ve dava dosyasının bu idari yargı organına gönderilmesine karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenler yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 9.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy