(3194 S. K. m. 18) (4721 S. K. m. 715) (3402 S. K. m. 16)
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.2.1993 gününde verilen dilekçe ile kadim yol iddiasına dayalı tapu iptali ve yol olarak terkin, yola vaki el atmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 26.11.1998 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, davacının kadastro öncesi tapuda davalılar adına kayıtlı bulunan 42 ve 43 parsel sayılı taşınmazların güneyinden geçen kadim yolu mevcut olduğu halde, kadastro çalışmaları sırasında davalıların parselleri kapsamında tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek, tapu iptali ve yol olarak terkin ile yola vaki el atmanın önlenmesini istemiştir.
Mahallinde yapılan keşifte; davalılardan Aydın, davacının belirttiği yerde önceden yaya yolu bulunduğunu, kadastro sırasında kendi parselleri kapsamında tespit edildiğini, mahalli bilirkişi de, dava konusu yerde yayaların gelip geçtiği bir patika yol olduğunu belirtmiştir. Mahkemece, "... dava konusu 42 ve 43 numaralı parsellerin nizalı kısımlarında imar palanına göre yol olmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü temyize getirmiştir.
Dosya kapsamına, toplanan delillere göre; mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Davacı ile davalılar adına kayıtlı taşınmazların tapu kayıtları, kadastro tutanakları ile dayanak belgeleri getirtilmiş, ancak kadastro tespitine esas alınan bir kısım tapu kayıtları ile tescil krokilerinin keşifte uygulanmadığı görülmüştür.
Komşu parsel kayıtları mahallinde ehil bilirkişiler aracılığı ile uygulanarak, gerektiğinde mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına başvurularak dayanak kayıtları ve tescil krokilerinin çekişmeli yeri "yol" olarak okuyup okumadığı araştırılarak varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, yukarıda belirtilen hususlar yerine getirilmeden eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 22.1.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy