(818 S. K. m. 213)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.7.2001 gününde verilen dilekçe ile satış vaadine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.3.2003 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi müdahil vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tescil isteğine ilişkindir.
Davalı şirketi temsilen M.Nur'un 20.10.1997 tarihinde keşide ettiği 1.11.1997 ödeme günlü bono senedi ile davalı şirket Ramazan'a 30.000 Amerikan Doları borçlanmıştır. Sonraki tarihlerde davalı şirket adına kayıtlı olan 10.096 metrekare tarla vasıflı 495 parsel sayılı taşınmazın 17.9.1999 tarihinde düzenlenen satış vaadi sözleşmesiyle 1.500.000.000 TL bedelle davacı şirkete satışı vaad edilmiştir. Tapu kaydına satış vaadi şerhi konulmamıştır.
Davacı şirket, satış vaadine dayanarak tescil istemiş, talebi üzerine dava konusu taşınmazın üçüncü şahıslara devrinin önlenmesi için mahkemece tapu kaydına ihtiyati tedbir konulduğu görülmüştür.
Bu dava açılmadan önce, alacaklı Ramazan davalı şirket aleyhine icra talebine başlamış, tescil davası açıldığını öğrenince de bu davaya müdahil olarak katılmış, davanın reddini istemiştir. Müdahil Ramazan, yargılamanın devamı sırasında dava konusu taşınmazı cebri icra satışından 21.2.2002 tarihinde ihaleden satın almış ancak tescil davasında taşınmaz üzerinde tedbir mevcut olduğundan tapuda adına tescil ettirmesi mümkün olmamıştır.
Mahkemece, tescil davasının icra takibi sonucunda yapılan cebri icra satışından önce açıldığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş, müdahil vekili hükmü temyize getirmiştir.
Mardin Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/366 Esas sayılı dava dosyasında; davalı şirket müdahil Ramazan'ı dava ederek 1.11.1997 vadeli, 30.000 Dolar bedelli bono senedinin sahte olduğunu ayrıca davalı şirketin müdahile borcu olmadığının tespiti ile birlikte icra takibinin iptalini istemiştir.
Ayrıca, Mardin Cumhuriyet Başsavcılığınca aynı bono senedi ile ilgili olarak müdahil hakkında resmi evrakta sahtekarlık suçundan cezalandırılması isteğiyle Mardin 2.Ağır Ceza Mahkemesinde 2002/614 Esas sayılı dosya ile dava açılmıştır.
Mahkemece, her iki dava dosyasının getirtilerek incelendiği, derdest oldukları belirtilmiştir. Ancak, bu davalar sonucunda verilecek kararlar, temyiz incelemesine konu satış vaadine dayalı tapu iptali ve tescil davasının sonucunu da etkileyebileceğinden, bu iki dava dosyası bekletici mesele ( ön mesele ) sayılmalı ve neticelenmeleri beklenmeli, bunu takiben varılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Belirtilen husus gözetilmeksizin eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 15.4.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy