(1086 S. K. m. 91, 186)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 28.10.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 6.6.2003 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıların Sevindik köyünde bulunan tüm taşınmazlardaki miras hak ve hisselerini satın aldığını, bir kısım taşınmazların tapusunu devraldığını, dava konusu 497,795,806 ve 2324 parsellerin ise davalılar tarafından tapusunun devredilmediğini belirterek tapunun iptali ve tescilini istemiştir.
Yargılama sırasında davalıların dava konusu taşınmazları Mustafa'ya temlik etmeleri üzerine, davacı davalılar hakkındaki davasından vazgeçmiş ve davasını yeni malike yöneltmiştir. Mahkeme ise; davacının, davalılar aleyhine açtığı davadan feragat etmesi ve ayrıca yargılama usulünde bir şahsın dahili dava yolu ile davaya katılımının sağlanmasının mümkün olmaması gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir. Hükmü davacı vekili temyize getirmiştir.
Usul hukukumuzda dava konusu olan mal veya hakkın üçüncü bir kişiye devredilmesi mümkündür. Bu durumda o mal veya hakka bağlı olan dava hakkı da birlikte devredilmiş olur. Dava sırasında dava konusu mal veya hakkı ( müddeabihi ) devreden tarafın o davada taraf sıfatı da kalmaz. İşte bu durumda davanın kime karşı devam edileceği H.U.M.K. 186. maddesinde düzenlenmiştir. H.U.M.K. 186. maddesine göre yargılama sırasında iki taraftan biri dava konusu mal veya hakkı üçüncü kişiye temlik ederse, diğer tarafın seçimlik hakkı vardır. Bunlardan biri temlik edene karşı açtığı davasında vazgeçerek, dava konusunu devralan üçüncü kişiye karşı davayı teşmil ( yöneltir ) eder, bir diğeri ise dava konusu mal veya hakkı üçüncü kişiye devreden tarafla arasındaki davayı tazminat davasına çevirmektir.
Somut olayda; Davacı Nigar, davalılar Dilber vd.na karşı açtığı davada 497,795,806 ve 2324 parsellerdeki miras hak ve hisselerini satın aldığından bahisle tapu iptal tescil davası açmıştır. Yargılama aşamasında davalılar 497,794 ve 806 parsellerdeki hisselerini Mustafa'ya 16.1.2003 tarihinde satış yolu ile devretmişlerdir. Bunun üzerine davacı vekili, 6.6.2003 tarihli dilekçesi ile ve 6.6.2003 tarihli celsedeki beyanı ile davalılar hakkındaki davasından vazgeçtiğini, davasını taşınmazları devralan Mustafa'ya teşmil ettiğini açıkça beyan etmiştir. Davacı vekilinin ilk davalılar hakkındaki davasından vazgeçmesi H.U.M.K. 91 vd.maddesinde yer alan teknik anlamda davadan feragat niteliğinde değildir. Asıl talebi H.U.M.K. 186. maddesince davanın yeni tapu malikine yöneltme istemine ilişkindir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; H.U.M.K. 186. maddesi kuralları çerçevesinde hareket ederek bir sonuca ulaşmaktır. Bu nedenlerle yazılı gerekçeler ile davanın reddi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 22.1.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy